Nachts ist man mehr. Sanfter, echter, verletzlicher. Ehrlicher. Näher. Bei sich. (Geceleri daha çoksun. Daha yumuşak, daha gerçek, daha savunmasız. Dürüst. Daha yakın. Kendine)
Menschen, die in der Ecke stehen, beobachten und nur darauf warten, dass andere einen Fehler machen. (Bir köşede duran ve gözlemleyen ve diğerlerinin bir hata yapmasını bekleyen insanlar)
Wer "nicht in die Welt paßt", der ist immer nahe daran, sich selber zu finden. ("Dünyaya sığmayanlar" kendi kendilerini bulmaya daima daha yakındırlar.)