Helena’ya karşı düzen kurdular kız gibi gölgelerde güzellik suları, kımıldamaz parıltılar yıldızsal susku içinde. Yakıcı yaz sıcağı o dilsiz kuşlara teslim edildi, istenmiş uyuşukluk bir paha biçilmez yas kayığına, – cansız kokuların, ölü sevgilerin koylarında.
Oduncu kızların ezgi saatinden sonra dosdoğru korunun yıkıntısı içinde uğuldayan dereye; çıngırak seslerinden o yankılı koyaklara, bozkırların çığlığına. –
Ürperdi Helena’nın çocukluğu için sık fundalıklar, gölgeler, yoksulların bağrı ve göğün efsaneleri.
Onun gözleri, onun dansı daha da üstün eşsiz ışıltılardan, yıldızlar dünyasının soğuk etkileyişinden, o biricik bezekle biricik saatin tadınçlarından.
GECELEMELER
I
Işık dolu dinleniş bu, ne humma, ne bitkinlik; yatakta ya da çayırda.
Dost bu, ne ateşli, ne güçsüz. Dost.
Sevgili bu, ne acı çeken, ne de çektiren. Sevgili.
O dünya, o hava, aramadığım. Yaşam.
– Bu muydu olup biten?
– Düş artıyor yeniden.
Kuşkusuz haklısın can dostum; insanlar , niçin böyle yaratılmış olduklarını artık Tanrı bilir, önemsiz, kayıtsız kalınabilecek bir şimdiye katlanmak yerine, hayal gücünün olanca gücüyle geçmiş kötü anılarını geri çağırmaya uğraşmasalardı, insanlar arasındaki acılar daha az olurdu.