Çiğ tanelerini rahatsız etmeden kır çiçeklerini okşayarak yazıyorum. Suya taş atıp dalgaların yayılışını ve silinişini izleyerek yazıyorum. Rüzgarda alınan bir ağaç gibi: gövdesi aklın sağlamlığı, dalları duygunun hareketliliği ile yazıyorum. Aşkın ardından, huzur ve gönül rahatlığıyla karakterlerimin gözlerinin içine bakarak yazıyorum.
Chopin sessizlikte yazar. Müziği sessizlikten doğup sessizliğe döner. Hatta sessizlikle iç içe geçmiştir. Sessizliğin tadını çıkarmayı bilmezseniz onun müziğini de anlayamazsınız.