Rıfkı kılıç

Rıfkı kılıç
@Edmond__
"Tam karşımda ardına kadar açık pencereden rıhtımda çiçek satan kadınların gülüşleri duyuluyordu. Pencerenin kenarında, şirin, sarı renkli ve küçücük bir çiçek gün ışığına doymuş hâlde taş çatlağının üstünde rüzgârla dans ediyordu. Her şey bu kadar güzelken o korkunç son nasıl çıkabilirdi ki?"
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
"İdam mahkumunun biri ölümünden bir saat önce, yüksek bir dağın tepesinde, ancak iki ayağının sığabileceği kadar daracık bir yerde yaşaması gerekse, çevresindeyse uçurumlar, okyanuslar, sonsuz karanlıklar, fırtınalar ve sonsuz bir yalnızlık olsa, yine de o bir avuç yerde ömrü boyunca, binlerce yıl, sonsuza dek yaşamanın, o anda ölmeye yeğleneceğini söylemiş. Yeter ki yaşasın! Yalnızca yaşasın! Aman Tanrım, bu nasıl gerçek böyle! Bu nasıl gerçek! İnsan ne alçak yaratıkmış!"
Sayfa 195 - iş Bankası kültür yayınları
Alıntı