Zülfü Livaneli’nin Mutluluk romanı beni en çok insanın doğduğu coğrafyanın kader gibi görülmesi düşüncesiyle etkiledi. Kitap boyunca Meryem’in yaşadıkları gerçekten insanın içine oturuyor. Asıl suçlunun değil, mağdur olan kişinin cezalandırılması çok ağır bir gerçeklik olarak anlatılmış. Roman sadece bir töre hikâyesi değil; vicdan, özgürlük ve insan olabilme meselesini anlatıyor.
Cemal karakterinin yaşadığı iç çatışma da çok etkileyiciydi. Başta sadece kendisine öğretilenleri uygulayan biri gibi görünürken zamanla doğruyla yanlış arasında kalması karakteri daha gerçek hissettirdi. İrfan ise modern hayatın içindeki yalnızlığı temsil ediyor gibiydi. Üç karakterin yollarının kesişmesiyle roman hem duygusal hem de psikolojik olarak derinleşiyor.
Kitapta en sevdiğim şeylerden biri karakterlerin değişimiydi. Özellikle Meryem’in korkan ve susan bir genç kızdan, kendi hayatını hissetmeye başlayan birine dönüşmesi çok güçlü işlenmişti. Livaneli’nin dili de oldukça akıcı olduğu için roman hiç sıkmadan ilerliyor.
Bence Mutluluk, insanın vicdanını sorgulatan ve bittikten sonra uzun süre etkisinden çıkılamayan romanlardan biri.
MutlulukZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 202043,6bin okunma