"Kibir, ukalalık ve ön yargı etkili düşünmenin önündeki en büyük engeldir. İnsanlar salak mı yoksa salağı oynamayı mı sever? Bunu içlerine girmeden bilemezsin"
mujde.aklanoglu.official
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
“İnsan ruhu da bedeni de kendine has ve korunması gereken bir mabetti. İnsanın korkularını, mahremiyetlerini, çekindiklerini veya pişmanlıklarını hiç anlamayacak ya da anlamak için çaba harcamayacak kişilerle paylaşması zihin yorgunluğundan öteye gitmemekteydi. Bir insanın evinin mahremiyetini herkese açmaması nasıl doğal bir eylemse bedeninin ve ruhunun mahremiyetini de kendine saklaması en tabii hakkıydı. Herhangi bir kimsenin ruhu bir başkasının yargısından ya da düşüncesinden kıymetsiz değildi.”
“Yüzyıllardır; kültürler, dinler, süreçler, evrimi yöneten toplumlar, evlilikler, eğitimler, yasalar, tıp araştırmaları, kurumlar ve kurumsallaşan kişiler tarafından oluşturulan düşünceler, kişinin kendi bedeni üzerine inşa edilen bekâret kavramının zihinde mi yoksa bacak arasında mı yer aldığını henüz çözememişti. Bekâretin yasal ve bilimsel yönleri varla yok arasıydı, incecik bir zara ‘himen’ adını veren tıp bilimi bile asıl engelin bacak arasında mı yoksa kültürel yetişme tarzında mı olduğunu açıklayamamaktaydı.”
"Bir şeylerin ters gitmesine rağmen hâlâ başka şeylerin yolunda olmasının verdiği umut içinde garip bir mutluluk, tuhaf bir hüznün yeşermesine vesile oluyordu. Çelişki insanın içine yerleştiği an sadece bedensel değil, ruhsal olarak da huzursuz ediyordu. Bu hareketlerine, düşüncelerine eylemlerine ve tepkilerine yansıyordu."
mujde.aklanoglu.official