Nilgün'le Sinan mutluyken mutsuzluğa, mutsuzken mutluluğa koşuyor.Hatta bezen mutsuzken yine mutsuzluğa koştukları oluyor.Bence bitmek isteyen ama bir türlü bitemeyen bir aşk Nilgün'le Sinan'ınki. Saplantılı,çalkantılı,tutkulu...
Üç farklı ağızdan-Nilgün,Sinan ve yazar- olayların anlatılması, sorularınızı soramadan cevabını önünüzde bulmak gibi bir şey. Sanırım beni yoran kısmı bu oldu, bu sebeple romanı sevdim mi orasını ben de bilemiyorum.
Olayları değişik ağızlardan dinleyip farklı tatlarla romanı algılamak isteyenler, aşk romanı okumayı sevenler, ben de saplantılı derecede aşk yaşadım/yaşıyorum diyenler ya da klasik aşk romanlarından farklı bir tarzda ele alınmış bir roman okumak istiyorum diyenler buyurun Bitmeyen Aşk sizleri bekliyor.
"...Bir de kutuya konmuş bir rüzgar gibi
bir şeylerin arasına saklanmış öyle verilen
gelecek zamanı
koysalardı önümüze
acaba hangi ufacık yelkenliyi
alıp avuçlarımıza
esirgeyip kendimizi
o
rüzgarı dener miydik
unutup başıboş sonsuz denizi?"