Uzun zaman sonra bir Dan Brown kitabı okudum. Genelde yazarın kitapları akıcı heyecan verici ve merak uyandırıcıdır. Ben de bu sebeplerden ''kafa dağıtmak için'' güzel bir yol diye düşündüm ve toplamda 15 günde kitabı bitirdim. Uluslararası ve yerli basında sıkça yapılan pr a ben de yenik düştüm ve ciltli hoş baskısını aldım. Ne yazık ki kitap oldukça kötü, konu karakterler ve diğer detaylar olarak saçmasapan bir youtube komplo teorisi videosu izliyorsunuz gibi. Hadi detaylara inelim.
1- Enteresan bir değişim ve yenilik
Daha önce DB kitaplarını okuduysanız bilirsiniz ki metin dinsel sanatsal mitolojik veya okültist öğelerle doludur. Yazar bu konulardan birini seçer ve onu kafasındaki kurguyla, hayal ettiği gerçeklikle birleştirir. Da Vinci Şifresinde olduğu gibi. O romandan sonra çoğu kişi Son akşam yemeği freskindeki başı yana eğik figürün aslında Meryem Ana olduğunu düşünmüştü. Her neyse, yazar bu konulardan biri ile bir kurgu yaratır dedik. Mesela uluslararası bir komplo, sansasyonel cinayetler, bir amaç uğruna bir araya gelen gizli bir örgütün günümüzdeki işleri vs vs. Sırların sırrındaysa, yazar olağan konulardan radikal bir şekilde saparak nörobilim,frekans ölümden sonra hayat bilinç gibi temalar üzerine bir kurgu inşaa etmiş. Buradaki sıkıntı kitabın başından sona olan olay örgüsü hayli sıkıcı. okuyucu içine giremiyor çünkü çok fazla uzun ve insanların aşina olmadığı terimler deryasında dolanıyorsunuz. Din sanat Mitoloji gibi diğer kitapların konuları ise bir filmde dahi görebileceğiniz, daha sıradan konular ve temalar. Ben burada Dante'nin Cehennemi desem çoğu okuyucu iyi kötü bir kaç şey biliyor iken neotik bilim hakkında bilgi sahibi olan insanlar bi elin parmaklarını geçmez. Buna ek olarak kurgu da durgun bir şekilde ilerleyince, bunun üstüne kitabın