#kitapyorumum
#okudumbitti
Sümerliler/Kengerler Türk'tür ve Tarih Türklerle Başlar
Araştırmacı Yazar Selçuk Silsüpür
BÜYÜK ANADOLU MEDYA GRUP
(2024 - 8 - 2562)
Bilge kişi; karanlıkta ışık, çıkmaz sokakta yol bulandır. (Sümer Atasözü)
Türkler, Herodot ve Tevrat'tan çok eski yüzyılların tanıdığı bir ulustur. Türkler olmadan bir tarih bilimi düşünülemez bile. (Hammer)
Sümerler, ilk medeniyet, ilk devlet ve ilk sosyal toplumdu. Tarihin başlangıç noktası kabul edilen Sümerler, insanoğlunun dağınık ve otorite altına girmeden yaşadıkları karanlık çağlarda muazzam genişlikte bir coğrafyayı yurt edinen, ilk devlet ve yönetim biçimini oluşturmuş, ilk kültürel eserleri ve yazıyı ortaya çıkartarak insanoğluna medeniyeti armağan etmiş efsanevi bir toplum olmuştur.
Yazar Selçuk Silsüpür, 1500'ün üzerinde kaynağın araştırılmasının ardından son derece iddialı bir eser hazırlamış Sümerliler konusunda. Dünyaca ünlü tarihçi, Türkolog, filolog ve antropologun görüşlerine de yer verilen esere ünlü Sümerolog Muazzez İlmiye Çığ da bir sunuş metni yazmış.
Tarih son derece önemli bir dalıdır ve delillerle hareket etmek durumundadır. Ortaya attığınız iddiaları delille ispat etmek zorundasınızdır. Yazının mucidi olan Sümerliler, bıraktıkları kil tabletlerle hem kendi hem de insanlık tarihine önemli katkılar sağladılar. Peki şimdi bu Sümerliler?
Ülkemizin kurucusu Atamızın da araştırılması için büyük çabalar sarfettiği Sümerliler, Orta Asya'dan mı geldiler ve onlar Anadolu'ya gelen Erken Türkler mi? Türkler, Hz. Nuh'un oğlu Yafes'in soyundan mı geliyor? Aklınıza gelebilecek yüzlerce soru yanıtını buluyor kitapta.
Anadolu'nun ve Mezopotamya'nın tüm tarihi masaya yatırılıyor ve yüzlerce bilim adamının görüşleri aktarılıyor. Bu topraklarda Sümerliler ile başlayan tarih bir gerçeği durmadan
#kitapyorumum
#okudumbitti
İstanbul'un Doğusunda Bitmeyen Oyun
Peter Hopkirk
YENİ YÜZYIL YAYINLARI
(2024 - 6 - 1666)
"Konsoloslarımız ve temsilcilerimiz tüm İslâm dünyasını bu yalancı ve vicdansız millete karşı ayaklandırmalıdır"
Alman Kayzeri Wilhelm, 1914
Son derece hırslı bir adam olan Alman Kayzeri Wilhelm, özellikle Asya'da boy gösteren İngiliz İmparatorluğunu yıkıp onun yerine Almanya'yı geçirmek istiyordu. Bunu sağlamak amacıyla gözünü Osmanlı Devleti'ne dikmişti. Wilhelm, Berlin hakimiyetindeki zayıf bir Osmanlı'nın, Almanya'nın Asya'daki yayılmacı çıkarları için ekonomik ve politik bir üs olabileceğine karar verdi. Müslüman dünyayı cihat çağrısı yapabilmek için Kayzerin Osmanlı Sultanına ihtiyacı vardı. Soru şuydu.: Osmanlı ve Asya'da cihat için çağrı yapılacak taraflar müslümandı. Müslüman müslümanı nasıl kıracaktı? Kayzer Wilhelm'in doğudaki danışmanları hemen harekete geçti ve Doğu'daki cami ve pazar yerlerinde Alman İmparatorluğu'nun gizlice İslamiyet'e geçtiği yalanı yayıldı. Hatta kayzere Hacı Wilhelm Muhammed ismi verilerek gizlice hacca gittiği de eklendi.
Almanya, 19.yy sonlarında kayzer değiştirecek baba Wilhelm yerini oğul Wilhelm'e bırakacak, Almanya ekonomik açıdan sanayi devi haline gelecek ve Almanya'nın doğu yayılmacılığı politikası hayata geçirilecek tipi: Drang Nach Osten!
Almanya Kayzeri Wilhelm, İstanbul ve Kutsal Toprakları ziyaret ederek Sultan Abdülhamid ile bağlantı kuracak, Osmanlı ordusunun yenilenmesi için anlaşacaklar ve Almanlarla Müslümanlar arasındaki bağlar güçlenecek ve bir yıl sonra Berlin-Bağdat demiryolunun inşası başlayacaktı. Almanlar her açıdan ilerlemeyi sürdürüyor ve güçlü bir donanmanın temelleri atılıyordu.
Çok geçmeden büyük savaş başlayacaktı. Peter Hopkirk, tarihi bir roman havasında yazmış tüm gelişmeleri.