Diyelim ki sen balık ol. Çok yaramaz bir balık ol ama. Birgün canın sıkılsın ve suyun yüzeyine çok yaklaş. O kadar çok yaklaş ki elle tutabilecek kadar. Sonra bir buluta aşık ol. Öyle aniden saçma sapan. Seni görecek hatta halini beğenmeyecek diye hemen suyun en dibine kaç. Havalar yağmurluymuş o sıra. Her gün gör o bulutu. Yağmur damlalarını yaklamaya çalış ondan sana gelen birer hediyeymiş gibi. Diğer bulutlardan ve şimşeklerden kıskan onu. En çok şimşeklerden. O da seni seviyordur belki. Yoksa bu kadar yağmur yağamazdı. O kadar çok yağamaz ki. Bir gün yüzeye çıkarken sıcak bassın yüzgeçlerine. Sanki heyecandan onu görecekmişsin diye bastı. Bir de bak ki o gitmiş. Güneş gelmiş. Güneş ne ki? Kötü bir şey. Güneş kötü bir şey olmazsa bulut gitmezdi. Bu sefer sen yağmuru yağdır bütün denizlere. Bir daha göremeyeceğin için değil. Çünkü sevse o ufacık beyaz bulut kalırdı orada. Uğraşırdı denize inebilmek için. Sis olurdu siz olurdunuz...
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Yaşama yeniden, ama bu kez bilinçli olarak başlanabilseydi! Yaşamış olduklarımız, hani derler ya, taslak, öteki de onun temize çekilmişi olsaydı, ne olurdu acaba? Sanırım her birimiz, her şeyden önce, yaşamış olduklarımızı bir daha yaşamamayı, ya da hiç değilse, kendimize bambaşka bir yaşama ortamı, ne bileyim, sözgelimi, böyle çiçeklerle dolu, aydınlık bir ev yaratmaya çalışırdık...
Sayfa 22 - Türkiye iş Bankası kültür yayınları·Kitabı okudu