“Bu çalışma, İslam’ın 1400 yıl önce insanlara verdiği hakların kısa bir taslağını oluşturmaktadır. Aydınlanma ve ilerleme iddiasının bu kadar yüksek sesle haykırıldığı modern çağda bile dünyanın 1400 yıl önce indirilenden daha adil ve eşitlikçi kanunları üretememesi, İslam’a olan inancımızı tazelemekte güçlendirmektedir...” diyor kitabın sonuç bölümünde. Acı olansa; Müslümanız dediğimiz halde kitapta bahsi geçen insan hak ve hukukunun bize bile ütopik geliyor olması..
"İnsan zaafları ve tutkuları ile insandır. İslam dini açısından önemli ve öncelikli olan bunlardan arınmış olmak değil, bunları kontrol altında tutarak iyi, faydalı ve dengeli bir hayatı inşa edebilmektir. Güç, servet ve şehvet tutkusunun yanında beğenilme arzusu, elindekinden daha fazlasına sahip olma tutkusu, takipçilerinin çokluğu ile övünme isteği (tekâsür) özellikle sosyal medya alanında gün yüzüne çıkardığımız zaaf noktalarımızdır"