Hatıralarım silikleşmiş, arzularım çölleşmiş, heveslerim tükenmiş bir halde, kuşkuyla kendimi inceliyorum; çok eskiden yaşamış bir başka adamın, yeri belli olsun diye etrafına çizgi çekilmiş gölgesine benziyorum. İçinde güneş unutulmuş bir adamın gölgesi bu; eski göklerden bir yağmur kalmış saçlarında.
Sanki büyük bir acı çekilmiş, o acı üzerinde düşünülmüş, karar verilmiş ve üstü örtülmüştür. Belki de başından geçenlerin üstünü örtebilmesi için, yaşadığı günlerin tamamını gözden çıkarması gerekmiştir. Bu hayat kemoterapisi, bakışlarındaki acımasız boşlukta hiçbir güncel işaret bırakmamıştır. Bir boşluktan bir boşluğa bakar ve uzun süre dikkat kesilen birini yutup içine alır.