Kendini güvensiz hissetti. Belki de hayatının kontrolünü kaybetmişti. Aklı ve kalbi arasında amansız bir çatışma yaşarken kafasını kaldırdı ve pencereden dışarıya baktı.
Geçmişin ölü elini sırtında hissediyor, içten içe aklı sürekli dönüp duruyor, hatıraların karanlık labirentinde kayboluyordu. Fakat bir yandan da içindeki güç, her sabah onu yeniden başlamaya zorluyordu.
Bedeni ile ruhu arasındaki uçurumda sıkışmıştı, geçmişin ağırlığı sırtında kocaman bir yük gibi duruyordu. İçindeki derin boşluğu hissetmekten kaçamıyor.