Bekle Beni - Zülfü Livaneli
Zülfü Livaneli'nin ülkemiz için kıymetli bir sanatçı ve entelektüel olduğu gerçeği ile başlayacağım incelemeye. Ama bu son kitabı için benim yorumum bir hayal kırıklığı olacak.
68 kuşağına bir borç olarak yazmış kitabı Zülfü Livaneli. Konu çoğumuzun (en azından 30 yaş üzerinin) aşina olduğu darbe dönemi; Deniz,Hüseyin ve Yusuf'un, Erdal Eren'in a-sılması da dahil.
Olayları yaşayan Selim. Düşünce suçundan hapse atılıyor ama o kısımlar çok havada. Tam olarak ne yaptı? Nasıl bir nedenle hapse girdi, muamma. Yani yazar onu hapse atacak ve oldu bittiye getirdi bunları gibi bir his. Az önce karısı ile birbirlerine mektup yazarken biraz sonra tutuklaniyor. Eğer kitabın büyük bir kısmı hapishanede geçecekse, hapse giren karakterin girdiği aşamalar bizim kafamızda oturmalı diye düşünüyorum. Damdan düşer gibi olmamalı. Kitabın genel temasında bir direniş, bir özgürlük çağrısı var mahkumlar arasında ama dönemi bilmeyen birinin bu kitabı okuduğunda hiçbir şey anlama ihtimali yok. O zaman ben o dönemi bilenler İçin bu kitabı yazdım denmesi daha mantıklı olur bu da romanın bütünlüğünü bozuyor bence. Kitap incelerken hep yan karakterlerin kitap içinde bir amaca hizmet etmeli deriz, burada hiçbir yan karakter hiçbir amaca hizmet etmiyor neredeyse. Leyla'nın babasının albay olması detayı ya da hapishanede mektupları okunan Melih karakteri. Hele diktatör ile Selim arasında geçen sahneler, tanrı tartışmaları... Bilmiyorum bana çok amatörce geldi. Sonunun ütopikliğine girmeyeceğim. Spoiler olmasın.
Incelemeyi biraz sıcağı sıcağına paylaşıyorum belki biraz fazla haksızlık da ediyor olabilirim kitaba ama böyle bir konuyu seçiyorsan daha cesurca yazılmalı diye düşünüyorum. O dönemi, iş-kenceleri yazayım ama doğru düzgün bahsetmeyeyim. Ne şiş yansın ne kebap
Bekle BeniZülfü Livaneli · Can Yayınları · 202518,2bin okunma
Yedi Kartal Efsanesi- Zülfikar'ın Hükmü/ Saygın Ersin
Pir-i Lezzet ile gönüllerimize taht kuran Saygın Ersin 'in, ondan çok daha önce yazılmış Yedi Kartal Efsanesi üçlemesinin ilk kitabı olan Zülfikar'ın Hükmü incelemesi ile geldim.
Tür olarak fantastik olan bu harika kitapta neler mi var? Bizlerin vampir diye bildiği Gecelilerden tutun da onlarla savaşmak için kurulan Solaklara, dünyadaki kötülüklere denge olmak için dünyadaki sanatlara hakim olan Yedi Kartallardan Lokman Hekime...
Dünyadaki kötülüklere denge olması için melekler tarafından 7 özel çocuk seçilir rivayete göre. Bu çocuklar rüzgara, ateşe , doğaya hükmedebilir, sanatı ile dünyanın bir ucuna saniyelerde ulaşabilir. Ölümsüzlük değil ama uzun yıllar boyunca görevlerini yapabilmeleri için ömür uzatıcı bir iksirleri vardır Lokman Hekim tarafından tarifi yazılan ama öyle bir tarif ki ezberlenemez, kağıt yakılamaz ,yok edilemez. Bu gizli emanetlerin çalınması ve bunun ile birbirine bağlı bir sürü olay çözülmeye çalışılıyor kitap boyunca. Hep iyilerden bahsettik neredeyse. Bir de karşı grup var elbette. Modern Alamut. Alamut kalesinden haberdar olan takipçilerim, evet o Alamut günümüzde de olabilir mi? Peki bir de ordunun da bütün bu olayların içinde bir yerde olduğunu söylesem ne düşünürsünüz?
Ciddi bir zeka ve edebi yetenek ile bunları harmanlamış Saygın Ersin.
Kitabın tek dezavantajı cok heyecanlı bir yerde bitmesi
Ben biter bitmez hemen 2.kitap olan Erbain Fırtınası'na başladım. Muazzam bir heyecanla başladı, haberiniz olsun.
Bu sekilde masalsı bir anlatım ile bizden şeyler okumak isterseniz, hiç durmayın! Alın aldırın, okuyun efendim.