“ Kişi eksiğinin peşinden koşuyordu , eksik saydığının peşinden . Çoğu zaman bunu belirleyen nefisti , var olanı göstermeyen , çoğu az , azı hiç saydıran , ihtiyaç olmayana elzem kıldıran .Nefsini bilen eksiğini de biliyordu ; gerçek mi kandırmaca mıydı yok sandığı , o “ İlla “ olan , olmazsa olmayan!Eksik zannettikleri ne eşya ne de yemekti ; bitmek bilmeyen açlık duygusu içinde doymayan nefisleriyle yaşamaya alışmışlardı . En fenası da farkında değildiler.