“ Dışarıdan baksan dünyanın en dertsiz tasasız adamı olmam gerekir. Belki ben de zaman zaman başkaları için bunu düşünmüşümdür. Çeşit çeşit hallerdeki farklı insanlar için bilerek bilmeyerek söylemişimdir. ‘ Ne derdi olacak ki bu adamın?’ Bak gelmiş atmış yaşına çoluğu çocuğu evlendirmiş emekli olmuş evinde oturuyor sağlığı yerinde derdi olamaz. Gencecik , hayata yeni başlamış , yirmilerinde daha , ne gördü ki bu dünyada ne derdi olacak? Yeni evliler . Mutlular bugün kazandıklarını bugün yiyorlar yarın gibi bir dertleri yok .Geziyorlar .Her şey güllük gülistanlık derdin ne olduğunu nereden bilecekler ? Zenginin zengin diye derdi olmaz .Fakirin fakir diye . Gencin genç diye . Yaşlının yaşlı diye.Kime hak lan bu dert dediğimiz şey? Niye sormuyor kimse birbirine derdini? niye dinlemiyor?
“İnsan böyle bir şey . Nerede , hangi yaşta olursa olsun , kabuğunu kırıp içine baksan içi cılk yara. Yarasız , dertsiz , sırsız insan yok da , işte kimisi üstünü iyi örtüyor. Ben de örttüm .”