Osmanlı 1883'e gelindiğinde 1875 ile 1878 tarihleri arasında başına gelen felaketlerin doğurduğu zararları atlatmada gözle görülür bir mesafe kaydetmişti. Toprak, nüfus, gelir ve itibar kaybetmesine rağmen içeride bir çöküş yaşamamış veya Rus ya da İngiliz himayesine girmek zorunda kalmamıştı. Bağımsızlığına ve dış güvenliğine karşı doğrudan tehditlerle karşılaşmış, Berlin Antlaşması'nın şartları uygulamaya konulmuş ve İmparatorluğun Avrupa'daki topraklarındaki reform taleplerine de 1880'lerin başlarında belirlenen yeni idari düzenlemelerle cevap verilmişti.
Bulgaristan sıradan bir bağımlı devletin ötesindeydi. Balkanlar'da Rusya'nın ileri karakolu gibi vazife gören Bulgaristan gelecekte Osmanlı'ya karşı saldırı için bir üs konumundaydı.
Abdülhamid İngiliz tesirini başarıyla kırmıştı, ancak bu dış desteğe ihtiyacı kalmadığı anlamına gelmiyordu. Osmanlı İmparatorluğu doğuda Rusya Balkanlar'da ise hem Rusya hem de Avusturya-Macaristan'dan gelebilecek saldırılara açık konumdaydı. Diplomatik olarak da zor durumdaydı.
Arkadaşlar! Seslendirdiğiniz şiirleri dinlemek istemiyorum, yazdığınız kitapları okumak istemiyorum. Hepinize saygı duyuyorum, muhakkak oldukça emek vermişsinizdir. Fakat profilime az buçuk bakarsanız genelde akademik yayınlar okuduğumu görebilirsiniz. Ayrıca burada paylaştığım inceleme ve alıntılar tamamen kendim için. Uygulamayı not defteri gibi kullandığımı düşünün.