Berfin Nisa Özkan

“Dört bulut salıverdim gökyüzüne Gökyüzünün en yücesine, ucuna Biri turuncu, biri yeşil, biri al, birisi apak Dört top bulut yolladım gökyüzünün en ucuna Dört top ışıktan, koskocaman Turuncusuna sevgi yükledim Yeşiline dostluk Arkadaşlık yükledim alına arkadaşlık Apak buluta barış yükledim, Ne kadar çok özlemişsek barışı o kadar çok Gidin dedim bulutlarım yeryüzünün üstüne Yağın dedim bulutlarım yeryüzüne Yağmadık hiç bir yer bırakmayın, hiç bir yer, hiç bir yer Ama hiç bir yer, hiç bir yürek, hiç bir göz, hiç bir kulak Hiç bir ova, hiç bir çiçek bırakmayın Her yere, her yere, her yere yağın, Yağın ha yağın, Yağın ha yağın, yağın ha yağın Yağın ha yağın ha yağın Yağın insan yüreklerine.” | Yaşar Kemal
Reklam
İnsanlar gelip geçiyor gökyüzü bizimle kalıyor. Ne kadar merhametli bir yaratıcımız var karanlıktan sonra aydınlığı gösteriyor umudunu kaybetme mesajı veriyor onunla kalmıyor gözalıcı güzellikte ışıkları olan yıldızları ve ayı karanlık gecelerde bize rehber ediyor onunla hayaller bile kurabiliyoruz ısınmak için güneşi gösteriyor sonra o batarken görsel şöleniyle gözlerimizi kamaştırıyor aynı şekilde doğarken de hayran bıraktığı gibi.. peki size diyorum bunlar mucize değil de nedir? Peki yine biz bunların farkında mıyız? Kafamızı kaldırıp bakıyor muyuz bu eşsiz güzelliklere? Koca koca taşların arasında sıkıştırdık kendimizi halbuki bizi bekleyen koskoca evren var. İşte tam şu an da o yıldızlara bakarken yazıyorum bunları.
“sevdan serap gibi göründü gözüme”
“Geçmiş, istenmeyen birçok şey barındırır.”