Parasızlıktan dolayı yarıda bıraktığı hukuk fakültesini devam ettirebilmek için öldürmeyi planladığı tefeci kadını öldürdükten sonra girdiği vicdan azabıyla kendi suçunu kendisi itiraf edecek olan Raskolnikov'un hayat hikayesini anlatır bize Dostoyevski.Elbette her suçluda görüldüğü gibi Raskolnikovunda planladığı suçu rahatlıkla yapabilmek için bazı hayat felsefeleri olmuştur.Dostoyevski bize onun felsefesini yine onun ağzından şöyle anlatır:Ben yalnızca "olağanüstü" insanın,ülkülerinin gerçekleşmesi için gerekiyorsa(yalnızca bu koşulla:Ülkülerinin gerçekleşmesi için gerekiyorsa...Kaldı ki,bunlar tüm insanlık için de kurtarıcı birtakım ülküler olabilirler) bazı engelleri aşmaya kendinde bir hak bulabileceğini(resmi olmayan bir haktır bu)ima etmiştim. ... Kepler ya da Newton'un buluşlarını, çeşitli kombinezonlar yüzünden bu buluşların açığa çıkmasına engel olan, bunların yolunu tıkayan bir,on,yüz ya da daha çok kişinin hayatları feda edilmeden insanlık öğrenmeyecekti diyelim.Bu durumda bence,buluşunu tüm insanlığa iletebilmek için Newton'un bu on ya da yüz kişiyi ortadan kaldırmaya hakkı vardı,hatta bu onun için bir zorunluktu...
Ve örneklendirmeye devam eder sizin de anlayacağınız Raskolnikov amacına-Hukuk fakültesine devam edip iyi bir hukukçu olamak-ulaşmak için böyle bir katli meşru görmüştür çünkü Napolyon vb. Gibi yüksek ruhlu insan olduğunu düşünür ve planladığını hayata geçirir ancak sizin de tahmin edeceğiniz gibi bu hiç de kolay bir şey değil...
Dostoyevski'nin inanılmaz psikolojik tahlilleriyle dolu bir kitap,zevkle okuyacağınıza eminim. İyi okumalar...