Kelimeleri seçerken dil geleneğine uygunluğu da gözetmek gerekir. Öyle her sözcüğü canımızın istediği gibi gelişigüzel kullanamayız. Zira dil, böyle alelâde yaklaşılacak bir mesele değildir. Dil geleneğini bilip hangi kelimenin nerede ve nasıl kullanılması gerektiğine vâkıf olmak gerekir. Bunun için de hep söylediğim gibi Türkçenin en büyük şair ve yazarlarını bolca okumak zorundayız.
Sarışın bir kurda benziyordu.
Ve mavi gözleri çakmak çakmaktı.
Yürüdü uçurumun başına kadar,
eğildi, durdu.
Bıraksalar
ince, uzun bacakları üstünde yaylanarak
ve karanlıkta akan bir yıldız gibi kayarak
Kocatepe'den Afyon ovasına atlıyacaktı.