Umarım ahlak kurallarının hızla değişeceği bir zaman gelir. O zaman böyle bir itaatkarlık, yine her günü kendimiz için değil, başkalarının düşünceleri uğruna yaşama durumu da son bulur herhalde. 
Gözlüklerimi çıkarıp uzaklara bakmayı severim. Her şey rüyada gibi puslu görünür ya da zoetrope gibi muazzam bir şey. Kirli hiçbir şeyi göremem. Sadece büyük boyutlu şeyler, canlı güçlü renkler ve ışıklar ulaşır gözüme. Gözlüğümü çıkarıp insanlara bakmayı da severim. Etrafındaki tüm yüzler nazik, güzel ve güleç görünür. Hem gözlümü çıkardığında asla insanlarla kavga etmeyi düşünmem, kötü söz söylemeyi istemem. Sadece boş boş bakarak sessizce dururum. 
Kitap okuma denilen şey benden koparılıp alınırsa, hiçbir hayat deneyimi olmayan ben ağlanacak halde olurdum galiba. Kitapta yazılanlara işte o kadar çok güveniyorum. Bir kitap okuduğumda, onun için deli olur, ona güvenip empati duyar, onu özümser ve hayatımın bir parçası haline getirir, başka bir kitap okuduğumda ise anında değişirveririm.