Doğumdan ölüme, pazartesiden pazartesiye, sabahtan akşama tüm faaliyetler düzenlenmiş, bir örnek hale getirilmiştir. Böylesi bir düzenin ağına düşen kişi insan olduğunu, tek bir birey olduğunu nasıl hatırlar? Düş kırıklığıyla, üzüntüyle, sevgi özlemi, hiçlik ve ayrı olma korkusuyla doluyken yaşama şansına bir kez sahip olduğunu nasıl aklına getirebilir?
Birçok kişi, topluma ayak uydurma gereksiniminin farkına bile varmaz. Bunlar kendi özgür düşüncelerini ve eğilimlerini gerçekleştirdikleri, bireyci oldukları ve düşüncelerine kendi başlarına düşünerek ulaştıkları düşüyle yaşarlar
Batı toplumunda da topluluk ile bütünleşme ayrı olmanın üstesinden gelmenin en yaygın yoludur. Amacın sürüye katılmak olduğu, bireyin kişi olarak büyük ölçüde yittiği bir oluştur bu.