“Kimi zaman kafama derin, keskin bir düşünce saplanıyordu: On yıl sonra, yirmi yıl sonra, kırk yıl sonra, evet kırk yıl sonra bile bu iğrenç, gülünç, korkunç dakikalarımı nefretle, utanç duyarak hatırlayacaktım. Bir daha kendimi bile isteye kesinlikle böylesine küçültmezdim. “
“Tatil günleri bazen saat üçten sonra Neva caddesine çıkar, güneşin vurduğu yandaki kaldırımda dolaşırdım. Aslında dolaşmak da değildi benimki. Orada dolaşırken büyük acılar çeker, küçük düşmenin hıncını içimde yaşardım. “
“Kafası çalışan, aklı başında bir insan kendine karşı sınırsız derecede titiz değilse, kimi zaman da kendini nefret edercesine küçümsemiyorsa gururlu değildir. “
“Her insanın hatıraları arasında herkese anlatmadığı, yalnızca dostlarına açtığı şeyler vardır. Ama dostlarına bile açmadığı, yalnızca kendine (o da sır olarak) açtığı şeyler de vardır. Nihayet bazı şeyler de vardır ki, kendine açmaya bile korkar onları. Aklı başında her insanın hatırları arasında böyle oldukça şey vardır. Yani, öyle ki, ne kadar aklı başında bir insansa, bu çeşit hatıraları da o kadar çoktur. “
“Ama ne var biliyor musunuz: Bizim yeraltı insanını dizginde tutmak gerektiği inancındayım. Yeraltında kırk yıl sesini çıkarmadan oturmasına oturur da, yeryüzüne çıkınca konuşur, konuşur, konuşur… “