Ah şu ana babalar, onu iyileştirin derlerdi hep, onu sofra adabını bilen ve bizim kararlaştırdığımız geleceği kabullenen biri olacak biçimde iyileştirin..
Sana hiçbir zaman gül bahçesi vadetmedim. Ben hiçbir zaman kusursuz bir adalet vadetmedim ve hiçbir zaman huzur ya da mutluluk da vadetmedim. Sana ancak bütün bunlarla savaşma özgürlüğüne kavuşmanda yardımcı olabilirim. Sana sunduğum tek gerçeklik savaşım ve sağlıklı olmak, gücünün yettiği kadarıyla bu savaşımı kabul edip etmemekte özgür olmak demektir. Ben yalan şeyler vadetmem hiç. Kusursuz güllük gülistanlık bir dünya masalı koca bir yalandır... üstelik böyle bir dünya da çok can sıkıcı bir yer olur.
Hastaneye bir öğrenci hemşire grubu gelip gitmişti. Kimisi, akıl hastası olan kişiler artık kendilerinde korku uyandırmadığı için rahatlamış, kimisi de akıl hastası kadınların söze dökülmüş düşünceleriyle kendi söze dökülmemiş düşünceleri arasında gizli bir benzerlik olduğunu sezip dehşete düşmüştü.
Anılar biçim olarak değişmeyebilir ama yıllar boyu önemlerinin vurgulanması onlara korkunç boyutlar kazandırabilir. Terk edilmenin yarattığı soğuğu, parmaklıkları ve yalnızlığı sık sık aklına getirirsen, her seferinde içinin derinlerinden sana, "Görüyor musun? Gene de yaşam böyle işte" diyecektir bu deneyim.