Nagihan Arslan

Nagihan Arslan
@Elektra_52
8/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2026 72. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 02 Mayıs 2026 02:09
Korların Alacakaranlığı Tessa Hale (Ember Hollow Ejderhaları #1) “Ejderhalar varsa ben de varım” diyerek başladım ve gerçekten de tam bu hissi veren bir okuma oldu  Ama gelin biraz daha derine inelim… Hayden Parrish… Küçük yaşta ailesini kaybeden, koruyucu aileler arasında büyüyen ve geçmişinin yükünü içinde taşıyan bir karakter. Evergreen Üniversitesi onun için sadece bir okul değil, aynı zamanda kaçış ve yeniden başlama noktası. Ama kaderin onun için başka planları var. Hayden güçlü bir karakter olma potansiyeline sahip ama bu kitapta daha çok o gücün “ipuçlarını” görüyoruz. Açıkçası ben daha fazlasını okumak isterdim. Bazı olayları fazla hızlı kabullenmesi ise bana biraz zayıf geldi. Ve gelelim o meşhur beşliye… Knox Gallagher Hikâyeye girişimiz onunla oluyor. Karizmatik, özgüvenli, korumacı ve doğal bir lider. Hayden ile arasındaki çekim daha ilk anda hissediliyor. Benim için en “oturmuş” erkek karakterlerden biriydi. Ne yaptığını bilen bir hali var. Easton Gallagher Knox’un ikizi ama karakter olarak oldukça farklı. Daha mesafeli, daha soğuk ve inkâr modunda. Açıkçası ilk kitapta en uzak kaldığım karakter oldu. Ama bu tarz karakterlerin sonradan açıldığını bildiğim için umutluyum. Maddox Profesör kartını masaya bırakıyorum… Akademik, disiplinli ve kontrollü. Duygularını daha derinden yaşayan bir karakter gibi hissettirdi. O sakin ama yoğun hali bence en çekici detaylardan biriydi. Cael Kitabın “Viking ruhlu” adamı. Güçlü, korumacı ve yer yer kıskanç. Hayden’a karşı sahiplenici tavırları vardı ve bu sahneleri okumak oldukça keyifliydi. Cillian Gizemli milyarderimiz. Soğukkanlı, güçlü ve biraz da mesafeli. Ama Hayden’a karşı olan davranışları çok yumuşak bir tarafı olduğunu gösteriyor. Knox ile birlikte benim favorim oldu diyebilirim. Ve tabii ki… Delaney Oda
Korların AlacakaranlığıTessa Hale · Nox Yayınları · 202693 okunma
Reklam

Nagihan Arslan

, bir kitap okudu
8/10
·256 syf.··
Beğendi
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 02 Mayıs 2026 02:09
·
2026 72. kitabı
Tessa Hale
7.1/10 · 93 okunma
8/10
·391 syf.··
Beğendi
·
2026 71. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 01 Mayıs 2026 00:23
Bu kitap tam “ben güçlü kadınım, kimseye eyvallahım yok” diyen bir karakterle, sabır abidesi bir adamın hikâyesi.  Ama öyle yüzeysel değil, gerçekten karakterlerin içini okuyarak ilerliyorsun. Riona var ya… hani bazı karakterler olur, güçlü diye yazılır ama içi boş olur… Riona öyle değil. Kadının neden böyle olduğunu anlıyorsun. Sürekli kendini kanıtlama ihtiyacı, erkek egemen bir dünyada “ben de varım” deme çabası… bunlar öyle havada kalmıyor. O yüzden mesela Raylan’a ilk başta bu kadar mesafeli olması, hatta biraz sert davranması hiç batmıyor. Diyorsun ki “haklı kadın ya.” Çünkü onun için birine ihtiyaç duymak = zayıflık. Sonra Raylan giriyor devreye… ama öyle klasik “ben seni korurum, sen de bana düşersin” kafasında değil. Adam baya sabırlı. Zorlamıyor, üstüne gitmiyor, hatta çoğu zaman geri çekiliyor. Bu bence çok önemliydi. Çünkü Riona gibi bir karakteri kazanmanın tek yolu bu zaten. Ve açık söyleyeyim, ben Raylan’ı okurken birkaç yerde “helal sana” dedim  Özellikle o bırakıp geri çekildiği anlar… işte orada olayın rengi değişiyor. İkisi arasındaki ilişki de yavaş yavaş kuruluyor ama… işte tam burada küçük bir sıkıntı var. Genel olarak slow burn gibi gidiyor ama çiftlik kısmına geldiklerinde bir anda hızlanıyor her şey. Hani diyorsun ki “biraz daha gerilim, biraz daha bekleyiş olsaydı daha etkili olurdu.” Çünkü o noktaya kadar güzel güzel geriliyor, sonra bir anda çözülüyor. Ama şunu inkâr edemem: aralarındaki çekim çok iyi yazılmış. Gerçekten hissediyorsun. Sadece fiziksel değil, duygusal olarak da birbirlerini tamamlıyorlar. Riona’nın duvarlarını yıkması, Raylan’ın da onunla birlikte daha derinleşmesi güzel işlenmiş. Gelelim biraz tartışmalı kısımlara Kitapta baya açık sahneler var ve BDSM teması da giriyor işin içine. Özellikle o “daddy” mevzusu… şimdi herkesin
Bozulan YeminSophie Lark · Nemesis Kitap · 2025107 okunma
Puan vermedi·448 syf.··
Beğendi
·
2026 70. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 28 Nisan 2026 00:00
Bazen bir kitaba başlarsın ve neyle karşılaşacağını az çok tahmin edersin… Ben de Bizim Kurallarımız’a tam olarak böyle başladım. Dedim ki “tamam, klasik bir aşk üçgeni, bol çekişme, sonunda bir seçim…” Ama kitap daha ilk sayfalardan “öyle değil” demeye başladı. Şimdi sana şöyle anlatayım… Mia’nın hikâyesi aslında biraz kaçışla başlıyor. Geçmişte yaşananlar, Alex ve River’la bozulan dengeler… Ve Mia’nın o karmaşadan uzaklaşmayı seçmesi. Ama yıllar sonra aynı insanlarla tekrar bir araya gelmek? İşte orası hikâyenin asıl olayı. Çünkü bu sadece bir “yeniden karşılaşma” değil, resmen geçmişle yüzleşme. Ve o yüzleşme hiç sakin falan ilerlemiyor River ve Alex… Gerçekten ikisi de “tamam bu olmuş” dediğim karakterlerdi. River’ın o ağır abi, korumacı ama içten içe yumuşayan hali… Hani dışarıdan bakınca sert ama sevdi mi tam seven tiplerden. Alex ise tam tersi, daha rahat, daha eğlenceli, ortamın enerjisini değiştiren biri. Şimdi böyle iki farklı karakteri al, ortasına Mia’yı koy… Ortaya çıkan şey gerçekten çok keyifli bir dinamik. Ama asıl mesele şu: Bu kitap “hangisini seçecek?” sorusunu sorup seni oradan yürütmüyor. Tam tersine “ya seçmek zorunda değilse?” diyor. İşte burada devreye giren poly ilişki dinamiği kitabın en belirgin yanı. Açık konuşayım, bu herkesin seveceği bir şey değil. Ama ben okurken o dengeyi, o kıskançlık yerine kurulan paylaşımı şaşırtıcı şekilde doğal buldum. Bir de şu var… Kitap çok akıcı. Hani böyle “bir bölüm daha okuyayım” diye diye ilerlersin ya, aynen öyle. Özellikle karakterlerin kendi aralarındaki diyaloglar, o mesajlaşmalar… Ben oralarda bayağı keyif aldım. Alex, River, Lucas, Jax muhabbetleri gerçekten hikâyeyi daha samimi yapıyor. Ama kusursuz mu? Değil. Karakterlerin geçmişine çok derin inilmemiş. Aileler, geçmiş travmalar, “neden böyleler”
Bizim KurallarımızJ. Wilder · Artemis Yayınları · 202653 okunma