'Kalbi, bir et parçası olarak görmeyin, düşünmeyin sakın! Vücudun her noktasına uzanan damarlar olduğu gibi ruhun da her noktasına uzanan damarları vardır. Yani kalp sadece vücuda çalışmaz, ruha da çalışır. Buraya düşen her bir kötülük, kanın vücutta dolaştığı gibi ruhta dolaşır, onu kendi rengine boyayarak karartır. Eşini döven bir koca, çocuğuna vuran bir baba, maiyetindekilere kötü davranan bir amir, tabiatı yakıp yıkan, kirleten bir karga zalimdir. Fakat en büyük zalim, kalple oynayan, oraya kötülük tohumu ekendir. Dedik ya, kalp, güzel değerlerin, manevî iklimin beldesidir. Eğer biri, menfaati için zalime yağ çeker, onun bekası için dua eder, ona gizliden gizliye muhabbet duyarsa, 'yiğidi öldür, hakkını yeme' gibi taltiflerde bulunur da küçücük gülümserse (Bakın büyük demiyorum.) önce kalp, sonra akıl zail olur. Zalim olur. Bu hastalığın farkına varıp -ki bu fevkalade zordur- tedavisi için uğraşmaz, gayret göstermezse düşeceği durum, arkadaşlık ettiği zaliminkiyle aynı olacak, elbet bir gün onun yaşadığı akıbeti yaşayacaktır! Amma burada, amma ötede.'