İçinde büyüyen umutsuzluk ve karamsarlık, bir girdap gibi onu içine çekerken, o düşünmeden ezbere yaşadığı bir hayatın içinde, girdapta olduğunu unutmaya çalışıyordu.
Bir söz der ki, "Akarsuda kendi yansımamızı göremeyiz. Ancak durgun suda görebiliriz." Kendi hakikatini unutup, kendini ondan soyutlamaya çalıştığı bir ruh hâli içinde durakladığı bir an, kendini görebilmişti.
"İşte bu dünyada yoktan var edilen, doğumu, yaşamı ve ömrünün cemi cümle merhaleleri, yaratıcısının izni ve iradesiyle gerçekleşen, O'nun verdiği nimetler sayesinde hayat bulan ve hayatta kalan bir insanın böylesine nimetlerle donatılmış şu alemde yaratıcısını inkar etmesi adeta bir bebeğin annesinin karnında annesinin etinden, kanından, canından beslenip de can bulduğu halde onun varlığını inkar etmesine benziyor."