Elif İNAN

Lâ tahzen! (Üzülme!) İnsanlar senin kalbini kırmışsa üzülme! Rahman: (c.c), “Ben kırık kalplerdeyim” buyurmadı mı? O halde ne diye üzülürsün ey can? Gündüz gibi ışıyıp durmak istiyorsan; Gece gibi kapkaranlık nefsini yak !.. “Derdim var” diyorsun; Dert insanı Hak’ka götüren Burak’tır; sen bunu bilmiyorsun. Sanma ki dert sadece sende var. Şunu bil ki; Sendeki derdi nimet sayanlar da var. Umudunu yıkma; Yusuf’u hatırla. Dert nerede ise deva oraya gider. Yoksulluk nerede ise nimet oraya gider. Soru nerede ise cevap oraya verilir. Gemi nerede ise su oradadır. Suyu ara, susuzluğu elde et de sular alttan da yerden de fışkırmaya başlasın. Dünya malı Allah’ın tebessümüdür: Irmağa deniz, denize okyanus sığmaz. . “Aşık” olmayana anlatsan da “Ben” “Sen” anlamaz. Hakka ulaşmak için yoldur desen kimse inanmaz… Gönlünde zerre-i miskal şems olmayan; Yanmaz, yanamaz… Ayağın kırıldı diye üzülme! Allah senden aldığı ayak yerine belki sana kanat verecek. Kuyu dibinde kaldın diye üzülme!
Reklam
Ah, çocukluk! En büyük serdimizin akşam olunca beş dakika daha sokakta kalabilmek olduğu efsunlu yıllar...
"İyileşmek için önce hasta olmak gerek"
Mevlana·Kitabı okudu

Elif İNAN

, bir kitap okudu
Puan vermedi·135 syf.·
5 günde okudu
·
2024 1. kitabı
Halid Ziya Uşaklıgil
8/10 · 2.193 okunma
... Ben onda yalnız eski bir sevginin, belki hayatın hatırasını seviyordum. O hatıra şimdi kendi harabesinin enkazını görmek için oraya uğramış, iki damla gözyaşı dökmüştü. Ölüler ağlarsa öyle ağlardı, mezarlar titrerse benim gibi titrerdi.