“İnsan olarak yaşamak istiyorum, kendim gibi biriyle tanışmak sevmek ve sevilmek, çocuk sahibi olmak istiyorum. Çocuklarımın büyüdüğünü, kendi eşlerini bulduklarını, torunlarımı yetiştirdiklerini görmek istiyorum. Böyle bir hayat hayalimdeki.”
“Böyle bir hayattan sonra ölüm vardır.” dedi Rüzgarın ve Kumların hükümdarı.
Prenses başını yukarı aşağı salladı “biliyorum ama ölüm gelene kadar yaşanacak bir ömür de vardır.”
Günlerle ve gecelerle ne yapacağımı bilmiyorum, özellikle öğle sonralarıyla ne yapacağımı hiç bilmiyorum üzüntü oralara saklanır, kımıldamayan bir kedi gibi, öylece durur ve sana bakar, odanın ortasına çökmüş bir manda gibi, etrafından dolaşmanın hiçbir yolu yok.
Yazlarla ne yapacağımı bilmiyorum, onlar babamla, annem le, evle ve bahçeyle ilintiliydi, durmadan ortaya çıkan tüm anılarla ne yapacağımı bilmiyorum, geçmişle ne yapacağımı bilmiyorum, gelecekteki günlerle ne yapacağımı da.
Babamın kıyafetleriyle ne yapacağını bilmeyen ve onları hala her hafta yıkayan anenmle ne yapacağımı bilmiyorum.
Onu hala bekleyen ve sonuna dek bekleyecek olan köpeği Cako ile ne yapacağımı bilmiyorum.
Bahçede neyin nasıl yapıldığına dair cehaletimle ne yapacağımı bilmiyorum ağaçlar ne zaman kireçlenir, bu ne zaman ekilip,şu ne zaman dikilir, ne derinliğe ekilir ve ne aralıklarla sulanır.
İleride ortaya çıkacak tüm sorularla ne yapacağımı bilmiyorum.
Ona sormadığım ve içinde kalan anlatılmamış hikayelerle ne yapacağımı bilmiyorum.
Kulübedeki aletlerle ve bodrumdaki boş kavanozlarla ne yapacağımı bilmiyorum.
Şu anda sözde onun için ama aynı anda kendim ve adımları na yetişmeye çalıştığımız tüm babalar için yazdıklarımla ne yapacağımı bilmiyorum.
Doğum gününde ne yapacağımı bilmiyorum, böyle günler ölümden sonra kutlanır mı, yoksa doğum gününü artık geçersiz kılan başka bir tarih mi olur ölüm tarihi
Paskalya'da ve Noel'de, gelecek tüm bayramlarda ve gelecekteki tüm öğle sonralarında ne yapacağımı bilmiyorum.
Bahçıvan ve ÖlümGeorgi Gospodinov · Metis Yayınları · 202514,2bin okunma
“Ekimin son gülleri o zaman açıyordu. Çitin kenarındaki yıldızçiçekleri boy atmıştı, babam da onları gururla işaret ediyordu, iki ay sonra bir kısmı mezarının üzerinde yatacaktı.”