Benim ismim onlarca harf ara-sından bir kaçı, oysa ben bir lügat veriyorum size, onu oku-yun diye. Harfleri siz koyun yerlerine. Onların diyarını siz de görün. Uykusuz rüyalara girin ve bu âlemi seyreyleyin diye.
Nereden işittim bunları, ah bu hikâyeyi kimlerden duy-dum ve kimlere söyledim? Parmaklarım yanmadı mı yazar-ken sanıyorsunuz, dilim tutuşmadı mı? Ama esef... Esef ki, kâğıtlar tutuşmuyor ateşinden bu sözlerin. Kalem kurşun, dil hamuş, göz âmâ... Lakin kelimeler hep güzel, hep nazlıydı. Kıyamadım.