Cenap Şahabettin
Bir beyaz lerze, bir dumanlı uçuş,
Eşini gaib eyleyen bir kuş gibi karlar
Geçen eyyâm-ı nevbaharı arar…
Ey kulûbün sürûd-i şeydâsu,
Ey kebûterlerin neşideleri,
O baharın bu işte ferdâsı
Kapladı bir derin sükûta yeri
Karlar
Ki hamûşâne dem-be-dem ağlar.
Tevfik Fikret
Şafak âlûde bir hadîka gibi
Nazregâhımda ibtisam eyler
Sarı, fesrengi, penbe, sencâbi,
Bir kucak bir yığın şükûfe-i ter.
Krizantem bu hande-i sâfa
Münkalib girye-i yetîm-i hazân…
Nâf-ı zerrîni serper etrafa
Acı bir nefha, bir şemîm-i hazân.
Krizantem, bu namı pek severim,
Önce duydum onun lîsanından,
Bana mûnis bu gün o hatıradır.
Hep onun yadigârıdır kederim,
Açılır sonbahar olunca ıyan,
Krizantem içimde bir yaradır.