Eğer bu düşünce çok güçlü ve tutkulu bir isteğe dayanıyorsa, çoğu zaman yazgının hazırladığı, kader gibi, gerçekleşmemesi olanaksız, kaçınılmaz bir şey gibi görünür! Belki de bu, önsezilerin bir birleşimi, istencin olağanüstü bir çabası, imgelem kudretinin doğurduğu bir tür zehirlenme ya da buna benzer bir şeydir…
İnanamayacağınız bir şey söyleyeyim mi size? Her geçen gün biraz daha fazla seviyorum sizi. Aslında akıl alacak şey değil bu. Artık ben kaderci olmayayım da kim olsun?
Sizi niçin seviyorum, nasıl seviyorum, bunu bilemiyorum. Biliyor musunuz, belki de güzel bile değilsiniz. Düşünün bir, yüzünüzün güzel olup olmadığının bile farkında değilim! Hiç kuşkum yok ki yüreğiniz kötüdür, çok büyük bir olasılıkla da öyle soylu bir zekanız olduğunu sanmıyorum.
Yalnızca görünüş açısından değil, her yönden değersiz ve yoksul biri olduğumu kabul ediyorum. Öyle alıcı erdemlerim falan yok. Bunu açıklamak bana hiç de zor gelmiyor. Hatta buna aldırmıyorum bile.