Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·213 syf.··
2024 71. kitabı
Kitabı 50 sayfa okuyup bırakmayı düşünüyordum ama bitene kadar bırakamadım :) Dostoyevski kumar oynamayı yazmamış yaşatmış ( Bunda kendi sansasyonel kumar geçmişinin başrol olduğunu çoğumuz biliyoruzdur. ) Dostoyevski kendi döneminin diğer yazarları gibi Ruslar'ın Fransa özentiliğini her fırsatta dile getirmiş. Aleksi başta olmak üzere büyükanne ve general üzerinden kumarın insanlar da yarattığı bir daha hissi o kadar gerçekçi ve sinir yıpratıcıydı ki Aleksi'yi dövmek istedim :) Yayınevinden kaynaklı dipnot eksikleri bulunuyordu. Bunun yanısıra yazarın da Fransa özentiliği için Fransızca cümleler kullanması akıcılık için kopmalar yaratıyordu ama karakterlerin yansıtılması da başka türlü yavan olurdu. Polina karakterinin duygularının açığa vurulması ve bunun kitabın sonunda verilmesi beni üzen yanlardan biri oldu. Her şeye rağmen sürükleyiciliğini bozmayan bir eserdi. Tavsiye ederim.
Edebiyat
KumarbazFyodor Dostoyevski · Olympia Yayınları · 202088,5bin okunma
Puan vermedi·213 syf.·
2024 12. kitabı
NOT: KESİNLİKLE KİTABI BU YAYIN EVİNDEN OKUMAYINIZ ZAHMET EDİP TÜMÜNÜ ÇEVİRME ZAHMETİNDE BULUNMAMIŞLAR. Kitap Dostoyevski’nin kumar tutkusu ile Avrupa’da yaşadığı bir aşkın kahramanlarını değiştirilerek yazıya dökülmüş hali. Kitap karşılıksız aşk, ihtiras, ikili ilişkiler ve kumar dörtgeni üzerinde seyir ediyor. İvanoviç’in sevdiği kadın Polina için ölüme bile göz kırpmadan gidecek derecede bağlı olması bir nevi her şeyin fitili ateşliyor. Peşi sıra gelen rulet oyunları ilk başlarda kazanma tadı verip sonlarına doğru İvanoviç’i resmen bitiren bir oyuna bürüyor. İnsanda para kazanma tutkusundan daha çok kendi kendine kaybetme durumunu yedirememesinin açtığı sorunları ve hiç bir zaman rulet masasından bir şey kazanamadan kalktığını gözler önüne seren olayları okuyoruz kitapta. Teşekkürler.
KumarbazFyodor Dostoyevski · Olympia Yayınları · 202088,5bin okunma
9/10
·192 syf.··
2019 16. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 19 Eylül 2019 22:59
Merhaba dostlar, belki biliyorsunuzdur. Dostoyevski bu romanı kumar borcunu ödemek için çok kısa bir sürede yazmış. Bunu öğrendiğimiz zaman kitap daha anlamlı geliyor. Kitaptaki karakter Aleksey İvanoviç. Ama bu bilgiyi öğrendiğiniz zaman kitaba tamamen farklı bir gözle bakıyorsunuz. Çünkü Dostoyevski burada tamamen kendisinden bahsetmiş! Yani romanın adı kumarbaz ama oturup da size kumar oyununu sürekli kumar masalarında geçen hayatı anlatmıyor tabiki. Kitap tam bir Dostoyevski romanı. O sorgulamalar, hesaplaşmalar, duygular, düşünceler... Karakter önce sevdiği kadın için rulet oynamaya başlıyor. Kumar oynamasının amacı hiçbir zaman para olmuyor karakterimizin. Onun için para değil kazanmak önemli oluyor. Rulet oynamak istediği zaman hiçbir şey tutamıyor onu çünkü risk almaktan kendini alıkoyamıyor... İşte tüm bu süreçte yaşanan çaresizliği anlatıyor yazar. Kumarın insanı nereye getirdiğinden, kazanma hırsının, zaafların nelere mal olabileceğinden bahsediyor. İnsan işte, böyle doyumsuz. Hırs bazen tüm her şeyi ele geçirebiliyor. Kitabı gerçekten çok beğendim, ne Dostoyevski'ye ne de üslubuna söyleyebilecek bir şeyim zaten yok...
KumarbazFyodor Dostoyevski · Olympia Yayınları · 202088,5bin okunma
8/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2020 13. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 21 Nisan 2020 03:09
—> İnsanları; ihtirasları ve hırsları, olağan dışı karakterlere dönüşmesine sebep olabileceğini başarılı bir şekilde kaleme alan yazar; insanların psikolojik yönden ne kadar aciz olduğunu yansıtmış. —> Gerçek hayatta, bu olayların yaşanılması nadir gibi görünse de; insanların karşılarındaki kişilere kendilerini kanıtlamak için atmadığı taklaların kalmadığı, buna verilebilecek bir örnek niteliğinde. —> Bence Ana Fikir: İnsanların ilişkileri ve en güzel gözüken aşklar dahi paraya bağlıdır. Para yoksa aşk da olmaz . Üstelik alın teri ile kazanılmayan para kimseye saadet sağlamaz.  ————————————————————— —> Yayınevi (3/10) rezalet ötesi bir iş çıkarmış. Bazı sayfalarında yabancı dilde kurulmuş cümleler olmasına rağmen, çevirisi yapılmamış. Üstelik üstüne açıklama yıldızı konulan hiçbir kelimeyi açıklama zahmetinde bulunulmamış. Yazarın kaleminin akıcılığı sayesinde kitabı bitirmek istedim. ————————————————————— Spoiler içerebilir! —> En heyecanlı bölüm; büyükannenin Rusya’dan gelip, geldiği gibi de kumar masasına oturması ve devamında hırsının servetine mal olmasının anlatıldığı bölüm diyebilirim.
Edebiyat
KumarbazFyodor Dostoyevski · Olympia Yayınları · 202088,5bin okunma
Tam bir kumarbazın okuması gerek!
Puan vermedi·213 syf.·
2022 806. kitabı
Bu kitapta Dostoyevski kendi yaşamından bir çok şey kattığı görülüyor. Tüm yeteneğini kumar masalarında geçiren kumar tutkunu bir adamın hikayesi. Kitapta Dostoyevski'nin anlatımı güzeldi, kitabı okuyunca onun elinden çıkmış olduğu anlaşılıyor. Kitapta bazı tasvirler hoşuma gitmese bile herkesin bir defa okuması gerektiğini düşünüyorum. Şans oyunlarının ne derecede bağımlılık yapan bir şey olduğunu ve kazanınca daha fazlasını istemek gibi davranışlar psikolojik olarak çok iyi betimlenmiş.
1000Kitap
KumarbazFyodor Dostoyevski · Olympia Yayınları · 202088,5bin okunma
Puan vermedi·213 syf.··
2021 42. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 12 Aralık 2021 00:00
Kitabın ana kahramanı olan Aleksi Ivanoviç, Rus bir öğretmendir. Bir generlin yanında özel öğretmenlik yapmasıyla başlayan serüveninde aşk, iradesizlik, bağımlılık gibi duygularıyla başa cıkmaya çalışır. Tutkunlarının esiri olması gelecekte çok iyi bir insan olmasına engel olur. Kitap ayrıca kumarın sonuçlarının da her zaman kötü sonla biteceğini gösteren güzel bir örnektir.
Edebiyat
KumarbazFyodor Dostoyevski · Olympia Yayınları · 202088,5bin okunma
Yarın, yarın her şey sona erecek artık.
7/10
·213 syf.··
2022 7. kitabı
·
15 saatte okudu
·
Okunma: 20 Şubat 2022 15:01
Kitabı okurken yanında Fransızca kılavuzunuz olursa rahat edersiniz.Çünkü bazı Fransızca cümleler çevrilmemiş ama kitaba estetik katmış. Bide para her zaman saadet getirmez, yüzünüze banknotlar çarpınca anlıyorsunuz.
Fyodor Dostoyveski
KumarbazFyodor Dostoyevski · Olympia Yayınları · 202088,5bin okunma
Kumarbaz
Puan vermedi·213 syf.··
2023 9. kitabı
Dostoyevski'nin kendi hayatındaki bir dönemden bir kesit anlattığı kısa romanı. Kitap, adının çağrıştırdığı gibi bol aksiyonlu, maceralı, hareketli bir kitap değil. Dostoyevski'den bahsediyoruz. O zaman tabi ki bol tasvirli, ayrıntılı, sorgulamalı olması kaçınılmaz. Roman, dul bir generalin himayesinde öğretmenlik yapan ve kumara düşkün olan Aleksi İvanovic'in hikayesini anlatıyor. Generalin üvey kızına sırılsıklam aşık olsa da genetik bir miras gibi taşıdığı nezaket ve göz alıcılığıyla Fransız yüzünden bu aşkta kendine şans tanıyamıyor. Mirası beklenen büyükannenin şehre gelmesiyle hikaye biraz renkleniyor. Hatta yer yer gözümde canlandırdığım rulet masasındaki babaanne sahneleri tebessüm ettirdi. Fransız De Greux ve Blanche ailesi parayı, gösterişi, şatafatı temsil ederken, İngiliz Bay Astley sağduyuyu ve aklı temsil ediyordu. Ruslar ise Dostoyevski'nin penceresinden her zaman daha başarısız, daha kaba fakat daha içtendi. Başkahraman için kumarda kazanmak ya da kaybetmek diğerlerinin inandığı kadar büyük anlamlar taşımıyordu. O, bu huyundan vazgeçmezken bazen şansının bazen çocukça duygularının bazen sabitfikirliliğinin bazen de umutlarının peşinden gidiyordu.
İnceleme
KumarbazFyodor Dostoyevski · Olympia Yayınları · 202088,5bin okunma
Hafif argolu :\
Puan vermedi·213 syf.··
2025 21. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 11 Temmuz 2025 07:15
Dostoyevski’nin “Kumarbaz” isimli eserini 25 günde yazdığına dair şehir efsaneleri dönüyor. Doğrusunu isterseniz; karakterlerin saydam yapılarına, üstten psikolojik tahlillere veya “Woow!” dedirtecek bir olay örgüsünün örülmemiş oluşuna baktığımızda bu biraz akla yatar gelmekte. Yine de en sevdiğim Rus yazar oluşundan mıdır bilmem ama diyalogların yoğunlukta olduğu bir romanı ilk defa kasmadan, sürüklenerek ve lezzet alarak okudum diyebilirim. 6 günün sonunda gündemdeki şu silah bırakma meselesinin heyecanı ve Mardin sıcağından da bunaldığım için Polina kaltağına sinir oldum. Siz siz olun, Mardin’e yazın gelmeyin. Ha bu arada, şunu da belirtmeliyim ki sakın bu yayınevinden okumayın! Çeviri muazzam güzel fakat basım hataları mevcut. Fransızca konuşmaların hiçbirinin çevirisi yok ve de alt bilgilerin yeri yanlış sayfalarda yer almakta.
Duygu ve Düşünce
KumarbazFyodor Dostoyevski · Olympia Yayınları · 202088,5bin okunma
Kumar oynayan sadece para kazanmak için oynamaz.
9/10
·206 syf.··
2019 12. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 08 Mart 2019 15:28
Kumar, insanın her şeyden vazgeçip ondan vazgeçemediği bir oyundur. Dostoyevski bu kitabında kumarbazın düştüğü zorlukları anlatıyor. Kumarbaz sadece şans oyunlarından para kazanan kişi değil, ayrı olarak çevresinde olup biteni unutan ve masaya oturunca hayatını dahi unutan kişi oluyor. Zorluklar karşısında insanın iç dünyasını çok iyi anlatan Dostoyevski bu kitabında da bir kumarbazın iç dünyasını çok iyi anlatmış. Kitaptan biraz bahsedecek olursak; karakterimiz kumara yeni alışan bir oyuncudur. Kaybetmekten korkan ve oyunun kurallarına pek hakim olmayan bir oyuncudur. Kurallara hakim olmamasından dolayı sürekli çevresini gözlemlemekte ve gözlemleri sonucunda diğer oyuncuların hareketleri hakkında yorumlarda bulunmaktadır. Bu yorumlar kumarbazların ne şekilde hareket ettiğini, hangi şekillere büründüğünü, nasıl kazanıp-kaybettiklerini anlatmaktadır. Kitapta kumardan ayrı olarak kadın-erkek ilişkileri hakkında olaylar ve yorumlar bulunmaktadır. Yani kısaca size birşeyler katabilecek bir kitap. Okuduktan sonra üzerine düşünülecek olunursa hayli bir çıkarımda bulunulabilir. Dostoyevski'nin diğer kitapları kadar bu kitabı da çok iyi. Okunması tavsiyemdir.
Edebiyat
KumarbazFyodor Dostoyevski · Olympia Yayınları · 202088,5bin okunma

Yazar Hakkında

Fyodor DostoyevskiYazar · 137 kitap
Fyodor Mihayloviç Dostoyevski (Rusça: Фёдор Миха́йлович Достое́вский) (d: 11 Kasım 1821, Moskova - ö: 9 Şubat 1881, Sankt Petersburg), Rus roman yazarı. Dostoyevski, Mikhail ve Maria Dostoyevski'nin oğlu olarak 11 Kasım 1821 tarihinde Moskova'da doğdu. Altı çocuklu ailenin ikinci çocuğuydu. Babası Mikhail, askeri cerrahlıktan emekli olduktan sonra Mariinsky Hastanesi'nde yoksullara hizmet etmeye başladı. Hastane, Moskova'nın en kötü yerlerinden birinde bulunuyordu. Dostoyevski de bu hastane de doğdu. Mikhail, alkole bağımlıydı ve evini sıkı disiplin ile yönetiyordu. Çok kolay sinirlenebiliyordu. Dostoyevski'nin annesi Maria ise bir tüccar kızıydı. Dostoyevski, çocukluğunu çoğu zaman sarhoş bir baba ve hasta bir anne arasında geçirdi. Babasının çalıştığı hastaneden bulunan hastalar ile vakit geçirmeyi ve onların hikâyelerini dinlemeyi çok seven Dostoyevski, ilköğrenimini Moskova'da yaptı. Annesi tüberküloz hastalığı yüzünden öldüğü zaman, sert disipliniyle tanınan Petersburg Mühendis Okulu'na gönderildi. Arkadaşlarının, sinirli ve aşırı duyarlı bir yapıya sahip olduğu için "Ateş Fedya" lakabını verdikleri Dostoyevski, Petersburg'ta zamanını kitap okuyarak, düşüncelere dalarak ya da kardeşi Mihail ile söyleşerek geçirdi. Babasının 1839'daki ani ölümünü burada öğrendi. Okulu başarıyla bitirdikten sonra İstihkâm Müdürlüğü'ne girdi. Bir yıl sonra istifa ederek buradan ayrıldı. Ordudan ayrıldıktan sonra edebiyata yönelen Dostoyevski'nin ilk kitabı İnsancıklar, 1846 yılında yayımlandı. Bu eserinin ardından yazdığı kitaplarla beklediği başarıya ulaşamayan Dostoyevski'nin umudu kırıldı ve politikayla ilgilenmeye başladı. 1849 yılında devlet aleyhindeki bir komploya karıştığı iddiası ile tutuklandı. On ay hapishanede kalan Dostoyevski, kurşuna dizilmek üzereyken diğer sekiz tutuklu arkadaşı ile affedildi. Cezası dört yıl kürek, dört yıl da adî hapse dönüştürüldü. Cezasını çekmesi için Sibirya'da bulunan Omsk Cezaevi'ne gönderildi. Burada geçirdiği dört yılın ardından er rütbesi ile hizmete verildi. Subaylığa kadar yükseldi. 1857 yılında Maria Dmitrievna Isayeva ile evlendi. Beş yıl boyunca görev yapan Dostoyevski, 1859 yılında özgür bırakıldı ve Petersburg'a yerleşti. Petersburg'a döndükten sonra Ezilenler (1861) ve Ölüler Evinden Anılar (1862) adlı eserleri yazdı. Kardeşiyle birlikte iki dergi çıkardı. 1862'de arzuladığı Avrupa seyahatini gerçekleştirdi. Sara nöbetleri ve kumar bağımlılığı yüzünden maddi açıdan darlığa düştü. Bu dönemde Yeraltından Notlar (1864), Suç ve Ceza (1866), Kumarbaz (1866), Budala (1868), Ebedi Koca (1870) ve Ecinniler (1872) gibi eserleri yazdı. Eşinin ölümünden sonra sekreteriyle evlendi. Yeniden borçlandı ve kumarhanelerde gezmeye başladı. Kızının ölümünün ardından büyük bir sarsıntı geçirdi. Delikanlı (1875), Bir Yazarın Günlüğü (1876) ve Karamazov Kardeşler (1879) adlı eserlerinde yazarlık hayatı boyunca konu edindiği temaları yeniden ele aldı. Karamazov Kardeşler adlı yapıtını üç yılda bitiren Dostoyevski, bir ciğer kanamasıyla yatağa düştü ve 9 Şubat 1881 tarihinde öldü. Dünya edebiyatını en çok etkileyen ve en çok okunan yazarlardan biri olan Dostoyevski'nin eserleri birçok 20. yüzyıl düşünürünün fikirlerini derinden etkiledi. İlk yazarlık dönemi Ordudan ayrıldıktan sonra kurgusal roman yazmaya başladı. Dostoyevski'nin ilk kitabı olan İnsancıklar (Bednye Lyudi) ilk olarak 1846 yılında yayımlandı. Dostoyevski, toplumunu acımasız kurallarında yaşlı bir adamın öksüz bir kıza duyduğu sevdayı iç dünyasındaki derin çatışmalarla işledi. Halkın sıcak ilgisiyle karşılanan bu kitap, eleştirmenlerden de övgüler aldı. Ünlü eleştirmen Belinski, romanı okuduktan sonra Dostoyevski'ye gelecekte büyük bir yazar olacağına dair övgü dolu sözler söyledi. Şair Nikolay Neksarov, Dostoyevski hakkında "Yeni bir Gogol doğdu" diye konuştu. Yazarlıkta ün sağladıktan sonra 1846 yılında Gogol esintileri bulunan kitabı Öteki (Dvoynik) yayımlandı. Yazar bu romanda, kendini ortadan kaldırmaya çalışan benzeriyle sürekli çatışma halinde bulunan bir memurun hikâyesini anlattı. Bu romanda ele aldığı çift kişilik temasını daha sonra bazı romanlarında kullansa da roman, Belinsky dahil hiçbir eleştirmence beğenilmedi. Eleştirmenler romanı sıkıcı buldu ve alay etti. 1847 yılında ise Ev Sahibesi (Hozyayka) isimli romanı yayımlandı. Dostoyevski bu eseri ile de beklediği övgülerin aksine olumsuz eleştiriler aldı. Dostoyevski, ruhsal çöküntüye düştü ve üzüntüden hasta oldu. Ancak yazarlığı bırakmayan Dostoyevski, 1848 senesinde Beyaz Geceler (Belıye Noçi) ve Bir Yufka Yürekli (Slaboye Serdtse) adlı kitapları yayımlattı. Bir Yufka Yürekli, yazara itibarını yeniden kazandırsa da beklediği başarıyı elde edemeyen Dostoyevski'nin umudunu kırdı. Yazarlıkta umudunu kırılan Dostoyevski, politikayla ilgilenmeye başladı ve genç liberallerin (Tetrashevski) grubuna girdi. İkinci yazarlık dönemi 1859'da ordudan terhis edilerek Moskova dışında küçük bir yerde kalmaya zorlanan Dostoyevski, özgürlüğüne kavuştuktan sonra Petersburg'a döndü. Kardeşi Mihail ve arkadaşı N.N. Strahov ile birlikte Vremya (Zaman) ve sonra da Epoha (Dönem) adlı dergileri hazırladı. Bu dergilerde Slavcı düşünceyi savunduğunu belirten yazılar yazdı. Ezilenler (Unijenniye i Oskorblyonniye) ve Ölü Evinden Anılar (Zapiski iz Mertvogo Doma) ile kendinden söz ettirdi. 1863 yılında arzuladığı Avrupa seyahatini gerçekleştirdi. Sara nöbetleri ve kumar borçları yüzünden sıkıntıya düşen ve yayımcılardan yazmadığı romanların avanslarını alarak yaşayan Dostoyevski, Yeraltından Notlar adlı yapıtı 1864 yılında yayımlandı. Romanda bir zihnin derinliklerine indi. Suç ve Ceza (Prestuplenie i Nakazanie) ve Kumarbaz(İgrok) adlı yapıtları 1866 yılında yayımlandı. Dostoyevski, Suç ve Ceza'yı 1858 yılında Semipalatinsk'te bulunduğu zaman Roussky Slovo dergisi için uzun bir hikâye olarak tasarlamıştı. Bunun nedeni, Sibirya'dan ayrılana dek roman yazmama kararı almasıydı. Dostoyevski, kardeşi Mihail'e gönderdiği bir mektupta kitap hakkında: “ ...Konusu gerçekten çok güzel. Kahramana gelince, bugüne kadar hiç denenmemiş bir kişi. Ama bugünün Rusyasına bakacak olursak, böyle bir kişi karşımıza sık sık çıkmaktadır. Bu sonuca halkın kafasını yeni fikirleri anlayarak vardım. Öyle hissediyorum ki, yeni fikirler ve görüşlerle döndüğüm zaman, romanımı genişletmekte başarılı olacağım. Kişi aceleye gelmemelidir dostum. Ve insan iyi olanın dışında hiçbir şey yapmamalıdır... ” diye yazdı. Dostoyevski, bu eserinde bir Rus aydını olan Raskolnikov'un kendi doğrusu adına işlediği cinayetleri ve vicdanıyla hesaplaşmasını konu edindi. Yazar, küçük bir otel odasında ve kötü bir ekonomik durumla yazdığı Suç ve Ceza'yı 1866 yılında tamamlamıştı. Dostoyevski'nin yazdığı Budala (Idiot) eseri 1866, Ebedi Koca (Veçnıy Muj) 1870, Ecinniler (Besı) 1872 yılında yayımlandı. Bütün bu başyapıtlar birbirinin izledi. Karısı öldükten sonra sekreteri Anna Grigoriyevna Snitkina ile evlendi. Yeniden borçlanan ve kumaranelerde dolaşmaya başlayan Dostoyevski, bir kız çocuk sahibi oldu. Ancak kızı fazla yaşayamadı ve doğduktan kısa süre sonra öldü. Dostoyevski de bu yüzden büyük bir sarsıntı geçirdi. 1875'te Delikanlı (Podrostok), 1876'da Bir Yazarın Günlüğü (Dnevnik Pisatelya)[ ve 1879'da Karamazov Kardeşler (Bratya Karamazovi) adlı romanları yayımlandı. Hayatı boyunca eserlerinde işlediği temaları yeniden ele aldığı, insan duygularının derinliğine inen eserler yazan Dostoyevski, Karamazov Kardeşler'de Ivan ve Alyosha Karamazov adlı karakterler için filozof Vladimir Sergeyevich Solovyov'dan ilham aldı. Zosima ve Alyosha'nın öne çıkacağı Bir Büyük Günahkarın Yaşamı adlı eseri tamamlayamadı. 1881 yılının Ocak ayında bir ciğer kanaması geçirerek yatağa düştü ve 9 Şubat 1881 tarihinde öldü. Dostoyevski için yapılan cenaze töreninde yaklaşık otuz bin kişi tabutunun arkasında yürüdü. Dostoyevski, beğeniyle karşılanan ilk romanı İnsancıklar'dan sonra yazdığı Öteki ve Ev Sahibesi ile olumsuz yorumlar aldı ve depresyona girdi. Ancak yazar, kendisini ruhsal çöküntüye götüren düşüncelerden uzaklaşmayı bildi. Dış dünyadan kopan zihninin parçalanışını kendi çözen yazarın eserlerindeki ruhbilimsel açıdan en zengin tema da çift kişilik temasıdır. Kendini ortadan kaldırmaya çalışan benzeriyle sürekli çatışma hali içerisinde bulunan bir memuru anlattığı Öteki adlı yapıtında daha sonra da işleyeceği bir tema olan çift kişilik temasını işlemişti. Ellili yaşlarında içine bazen bir karamsarlık ve ağırlık çöken Dostoyevski, bu durumu ikinci eşi Anna Grigoriyevna Snitkina’ya "Sanki bir suç işlemişim gibi bir çeşit sebepsiz hüzün ve keder içindeyim" diye açıklamıştı. Ecinniler'de Stavrogin'i bir çocuğa tecavüz ettirmiş olması yüzünden de kendini hep suçlamıştı. Dostoyevski kendi çocukluğunda, annesine acı çektirmesinden, sürekli sarhoş olmasından ve hizmetkârlara kötü davranmasından dolayı babasından nefret ediyordu. Eserlerinde kullandığı, kaderine boyun eğen ve uysal kadın örneğini kendi evinde; annesinde gördü. Kadının alttan alması, erkeği daha da kızdırmaktan başka bir işe yaramayacağını görmüştü. Çok duyarlı biri olan Dostoyevski, bu yüzden babasına kin besliyordu. Babasının ölümünü haber aldığında, "Babamın ölümünde benim hiçbir suçum yok, ama bu öldürmenin kefaretini ödemeye hazırım, çünkü içimden onu öldürmek geçiyordu" diyerek Karamazov Kardeşler adlı romanında yer alan Dimitri Karamazov'un tepkisinin benzerini gösterdi. Dostoyevski, babasının ölümünü istediğini düşünerek depresyona girdi. Bazı yazarlara göre de ilk sara nöbetlerine de bu düşünce sebep oldu. Sigmund Freud ve birçok psikanalizci, babaya duyulan bu nefrete ve bunu izleyen suçluluk düşüncesine dayanarak Dostoyevski'nin hastalığının sinirsel kökenli olduğunun ortaya çıkardı. Andre Gide, Ezilenler adlı romanın, aşağılanışın insanı cehennemlik ettiği, alçakgönüllüğünse kutsallaştırdığı fikriyle dolu olduğunu söylemişti. George Steiner ise Charles Dickensvari bir havanın olduğunu söylediği Ezilenler'de bulunan temanın Ebedî Koca'da, Ecinniler'de ve Karamozov Kardeşler'da da yer aldığını söyledi. Nicholas Berdyaev, Dostoyevski'nin bütün yaratıcı gücünü insana ve insanın kaderi temasına adadığını, bunun da onu ölümsüz kılmaya yettiğini belirtti. Devlet aleyhinde bir komploya katıldığı iddiası ile tutuklandıktan sonra sekiz ay hapisanede kalan Dostoyevski, suç ve ceza kavramlarıyla en yoğun şekilde burada karşılaştı. İdam edilmek üzereyken affedildi. Cezası dört yıl kürek ve altı yıl adî hapse dönüştürüldü. Dört yılın sonunda er rütbesi ile kışlaya verildi ve 1859 yılında terhis edildi. Suç ve Ceza adlı eserini 1858 yılında oluşturmaya başladı. Bu eserinde ahlak kavramını ve siyaseti harmanladı. Dostoyevski, bu romanda sadece Rus halkını değil, tüm insanlığı tehdit eden bir kısır döngüden kurtulmanın gerçekleşebileceğini vurguladı. Yazar, John Stuart Mill'in ekonomik refah için bireysel bencilleşmeyi öneren kuramını Semyon Zaharoviç Marmeladov'un ağzından eleştirdi. Dostoyevski, düşünce ve sanat deneyimini sürekli olarak arttırdı. Tanrı'dan, ateizmden, kötülükten, özgürlükten söz eden roman karakterleri, gerçekte aynı bilincin farklı anları gibidir. Bu karakterler aracılığıyla Dostoyevski, cinleri ruhundan uzaklaştırır. Bakış açısı değişmekle beraber eserleri, gerçeğin hep aynı çoşkulu ve acı veren arayışı içerisindedir.