Yunus Karaaslan

Yunus Karaaslan

ÇizerDerleyenTasarımcı
8.2/10
2.496 Kişi
·
1.936
Okunma
·
1
Beğeni
·
408
Gösterim
Adı:
Yunus Karaaslan
Unvan:
Çizer, Tasarımcı
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
106 syf.
·3 günde·10/10 puan
Bize ‘Ölmek mi kolay, beklemek mi? ya da ‘Ölmeye hazırlıklı mıyız?’ sorularını sorduran kitaba kalbimde oda kurdum, çatı katında ve yeri hiç değişmeyecek.

Okuduğum her kitaptaki kahramanla empati kurma hastalığım bu kitapta hiç içime yaramadı. Önsöz’den başlayarak yaklaşık 30.sayfada başladı kalp atışlarımın yan odadan duyulması :))

Günümüz ‘tecavüz suçlarına idam cezası gelsin’ fikrini savunan ben, mahkumun işlediği suçu, cezasını çekmesi gerektiği, fiilinin ne olduğu ya da yanlışlığını düşünmeden, başından son ana kadar duygusal parçalanmaları benliğimde hissettiğim bir okuma oldu.
İdam cezasından çok bu durumu merasim haline getiren kesimi, günümüz insanına benzetmemek aptallık olur.
Nerde acı çeken, derdini anlatamayan bir insan görseler ellerinden hiç bırakamadıkları telefonlara saldırıp kendilerine gıpta etmelerini istedikleri takipçileriyle paylaşır ve bundan haz alan kesim vardır ya, aha işte tam da bunu kastediyor Hugo.
26 yaşında bu kitabı yazarken böyle dâhi insan sarraflığı,yüzyıllar sonra bile insanın değişemeyeceğini benzersiz örneklerle insana düşündürmesinin başarısına şapka çıkarmamak mümkün değil.

Gerçekten tüm cezalar kalkmalı mı, tüm suçlular rehabilitasyonla iyileşebilir mi?
Bu soru için henüz kafamda net bir cevap oluşmasa da, kitabın ben de bıraktığı tat hep farklı kalacak.
Ama umarım belirtilmeyen suç cana ya da ırza geçme değildir.
O zaman idam cezasına olumlu baktığımı söylemeden edemeyeceğim.

Saat 4, kalem kağıt sustu, giyotin konuştu ve Halk coştu, merasim bitti...
48 syf.
Herkese Şimdi den iyi okumalar der
ilk inceleme mi ilk okuduğum şiir kitabına yazmak da anlamak kadar zor olacak :)

(.....)
Çünkü bir tuhaf burada her şey,
Denizi sel basıyor, hayret
Hayret, şehir sığmıyor taksiye
Ve terör estiriyor rüzgar
Kaldırıyor dağın eteklerini bile.


(.....)
Bir jeton
Yanağıma getiriyor da yanağını
Kokunu rüzgâra salsan
Bana getirmiyor

(....)
Baba yarısıdır ölüm, götürür bizi parka
Geri getirmez ama kalırız oracıkta...


İki yada üç kere okuyup Anladığım dizeler. Şaşırdım, anlayıp kafama toslatan cinsten di hepsi

Bilek işe yaramaz, cüzdandır sıkı yumruk
Kaşlarımız açılır gülsün diye çocuklar.

Ahh İbrahim Abi ahh

Paranın putlaştığını iki cümle ile anlatmak buna denir galiba

Ve Bayram öncesi içimi titreten şu dize gözlerimi doldurdu

Bezden Anne yapıyor öksüz
Öpmek için kendisine...

Şunu söylemeden geçemiyeceğim kaybetmeden değer anlaşılmıyor emin olun siz sahip çıkın değerlerinize sevdiklerinize gerçekten hayat kısa

Neyse 48 sayfalık kitabı ne anlattın arkadaş diyeceksiniz ilk deneyim galiba ondan dır.

Ama şiir severlere sorum şu nasıl anlıyorsunuz o sözleri banada yazarsanız sevinirim...

Tavsiyesi içinde
https://1000kitap.com/KubilayKaraer
Zalım baba teşekkürler :)
286 syf.
HALÎL CÎBRAN RUHUN DERINLIKLERINE DOKUNAN YAZAR


Bazı yazarlar vardır kitaplarının baş ucunda bulunması gerek ya işte
CÎBRAN 'da onlardan biri benim için ben kendimi CÎBRAN okuyarak şanslı görüyorum, hala CÎBRAN' la tanışmayanlara göre tâbi..
Bir çok kitabını okudum okuyan çoğu kişi gibi ve AFORÎZMALAR kitabı okumadıysanız hemen okuyun derim kitabı ödünç alıp okudum ama ilk îşîm bu kitabı alıp baş ucu kitabım yapmak.

CÎBRAN'nın Aforizlamar kitabı tek kelimeyle mükemmel olup size hayatta bir takım duyguların gün yüzüne çıkmasını sağlayacak hayata dair ve kitabı sindire sindire okuyun derim.

Hayata dair ne ararsanız neredeyse her konuda söylemiş CÎBRAN Aforizmalar kitabında ve ara ara açıp okuyacağınız en güzel kitabı diyebilirim...

Son olarakta CÎBRAN' la kalın hayatı sevin sevilin sevgiler.

şimdiden iyi okumalar...
456 syf.
·3 günde·9/10 puan
Aristokratik bir kesime eleştiri niteliğinde olan roman iki şehir arasında konu bütünlüğü oluşturularak kaleme alınmıştır. Temel izlekler arasında aşk görünse de ana izlek sosyo-toplumdur.
Fransız Ihtilalinin ortaya çıkışının en ince ayrıntısına kadar anlatıldığı eserde olayların gaddarlığını eserin başından itibaran Madam Defarge'nin bitmek bilmeyen kefen örgüsünden anlamaktayız.
Eser 18 yıldır tutsak edilen doktorun kurtarılmasıyla başlar. Dönemin en yetenekli doktorlarından sayılan Manetta aristokrat iki kardeşin pisliğini bildirmek ister. Bunun üzerine zengin kardeşler doktoru on sekiz yıl bir hücreye tıkarlar. Adalet anlayışındaki bozukluk ilk satırdan itibaren bizi karşılar.
Kendini namuslu tüccar diye tanımlayan kişiler ceset soygunculuğu yapar .
Aristokratlar kadınları ve kızları malları gibi kullanır.
Arabanın altında kalan insanlara pislik muamelesi yaparlar.
Halktan vergi alan, onlara yiyecek dahi bırakmayan aristokratlar insanların gururunu kırar.
Açlık boyutu o kadar yüksektir ki ölen insanlar yakınlarının mezarını bulmakta zorlanır.
Tüm bu güçlük durumları ınsanları çileden çıkartır. Halk ayaklanır ve aristokratları ölüme mahkûm ederler.
Bu zamandan sonra olmayan terazini ayarı tamamen şaşar ve zenginlerin yanında çalışanları da sorgusuz sualsiz ölüme mahkûm ederler.
Sonunda aşk kazansa da kaybeden Fransız halkı olmuştur. Insanlara uygulanan psikolojik baskının sonrasında daha kötü sonuçlar doğuracağının unutulmaması gerektiğini anlatan nefes kesici bir eser.
56 syf.
·Puan vermedi
duyduğu yoğun ilgiyi yansıtan öykülerinden biridir. İnsan ruhunun en karmaşık duygularından biri olan tutkuyu olanca canlılığıyla dile getiren Bir Kalbin Çöküşü, ruh ikizini Lev Tolstoy’un unutulmaz kahramanı İvan İlyiç’te bulduğumuz yaşlı bir adamın, Salomonsohn karakterinin ailesinden ve yaşamdan uzaklaşmasını öyküler.
288 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Kısa ve öz bir inceme olarak yazıyorum.
Galiba yazarın tamamlayamadığı bir kitabı olduğu için okurken olayların sürekli boyut değiştirmesi, kitapta yer alan karakterlerin bir kaç diyaloğtan başka diğer sayfalarda görülmemesi kopuksuzluğa neden olduğu görülüyor.Sadece kitapta merak konusu olan benim için sizlerde okurken olacaktır eminim ortaya çıkarılan dava da sonuç ne oldu?

Tavsiye edilir bir kitap mı bilemiyorum.
Ama; Her yazarın kitapları, her zaman birileri için değerlidir ve bakış açısını yakalayan insan o kitabı değerlendirmesi iyi olabilir.Bu farkı yaratan da düşünce farklıdır.
88 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Yaşlı bir ressam, zengin bir tüccardan Meryem ana portresi siparişi alır. Modelsiz çalışamayan bir sanatçıdır. Bir model bulmak için şehri dolaşırken, camdan dışarı bakan bir kız dikkatini çeker. Kız poz vermeyi kabul eder ama ne var ki; kız Yahudidir. Karakter tahlilleri ve muhteşem mekan tasvirleri ve betimlemeleri ile çok güzel bir kitap.

Yazarın biyografisi

Adı:
Yunus Karaaslan
Unvan:
Çizer, Tasarımcı

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 1.936 okur okudu.
  • 63 okur okuyor.
  • 1.145 okur okuyacak.
  • 38 okur yarım bıraktı.