Bu gece tüm dünya yurttaşları aynı programı izleyecekler. Uzayda dolaşıp duran bir verici, sinyalleri toplayıp dağıtacak. Genellikle bu kutunun başında oturup özyaşamlarını yitirerek başkalarınınkilere musallat olanlar orta yaşlı, burjuva sınıfındandır. Onların asalaklığından bıktım artık, bıktım…
Dövüştüğü rakip, nakavt edilecek bir rakip değildi. Tek yapılabilecek şey, vurmak, vurmak, vurmaktı. Ta ki sen artık kalkamayana, yerini başkası alana dek.
“Elimde olan bir şey değil. Düşük doğmuşum ben bu dünyaya. O kadar hakaret yedim ki, öldüm. Ölü doğdum ben. Elimde değil. Yorgunum. Uğraşmaktan vazgeçtim. Sizin önünüzde fırsatlar var. Ben o kadar hakaret yedim ki, ölü doğdum. Sizin işiniz kolay. Ben ölü doğdum, hayat da çok zordu. Yorgunum. Konuşmaktan, ayağa kalkmaktan yoruldum. Elli beş yıldır ölüyüm.”