Falih Rıfkı Atay 30 Ağustos için şöyle yazacaktı:
"Nemiz varsa, eğer bağımsız bir devlet kurmuşsak, hür vatandaşlar olmuşsak, şerefli insanlar gibi dolaşıyorsak, yurdumuzu Batının pençesinden, vicdanını ve düşüncesini Doğunun pençesinden kurtarmışsak, şu denizlere bizim diye bakıyor, bu topraklarda ana bağrının sıcaklığını duyuyorsak, belki nefes alıyorsak, hepsini, her şeyi 30 Ağustos zaferine borçluyuz."
Yarım saat dolalı hayli zaman olmuştu. Çiğiltepe düşmemişti hala. M. Kemal Paşa Reşat Bey'le konuşmak istedi.
Telefona Emir Subayı Üsteğmen Bozkurt Kaplangı çıktı.
"Reşat Bey'i istemiştim"
Bozkurt zorlukla, "Reşat Bey az önce intihar etti efendim.."dedi, "..size bir açıklama bırakmış. Peki, okuyorum:
'Yarım saat içinde size o mevzii almak için söz verdiğim halde sözümü yapamamış olduğumdan dolayı yaşayamam'."
"Biliyor musunuz, gece Reşat Nuri Bey'in Çalıkuşu romanını okumaya başladım. Çok beğendim. İhmal edilmiş Anadolu'yu ve genç bir hanım öğretmenin yaşadığı zorlukları, ne güzel anlatmış. Bitirince İsmet'e vereceğim. Sonra da sizler okuyun."
Mahmut Bey, "Savaşa beş kala roman okuyabiliyor.."diye düşündü, "..M. Kemal Paşa'yı, M. Kemal Paşa yapan da herhalde bu özelliği olsa gerek."