"Kahveci Ali,100 kuruş"
"Eskici Yusuf,50 kuruş"
Sırada, küçük, cılız bir oğlan vardı. Bir önceki bağışçının çocuğu sanan memur, öfkeyle, yürüyüp yol vermesi için işaret etti. Ama çocuk yürümedi, büyük bir ciddiyetle, bütün servetini çıplak masanın üzerine bıraktı:
"Hasan, 5 kuruş"
Suratsız idare memurunun birdenbire gözleri doldu. Ağladığını göstermemek için yüzünü, kocaman mendilin arkasına saklayarak gürültü ile burnunu sildi.