E.

Bir ideoloji anlamında 1929 ortasındaki icadından sonra Kemalizm, 1931 Kurultayı'nda kabul edilen 6 okun 1935 Kurultayı'nda "Kamalizm prensipleri" olarak tanımlanmasıyla ve 1937'de anayasaya dahil edilmesiyle kemaline ulaşır. Konumuz açısından önemli olan husus ise, Kemalizmin sadece doğuşu sırasında değil sonrasında da devamlı ve tutarlı bir biçimde bir din olarak tasvir edilmiş oluşudur. Birkaç tanesini hatırlatmakta fayda var: Daha önce Kemalizmden mezhep olarak bahseden Yakup Kadri, bu sefer 1931 tarihli bir yazısında "Kemalizm tarikatı" ifadesini kullanır. Ona göre bu tarikatın, "ateşini en kör gönüllere aşılamak kudretine" sahip olunmalıdır.15 Falih Rıfkı ise 1933'te Kemalizmin vahiy olduğunu ima eder.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Ee hani kadının hür iradesi, kendi bedeni kendi kararı falan deniyordu sanki...
Grace Ellison da 1928 yılında kaleme aldığı kitapta, kendi katıldığı baloda (başbakanlığın verdiği ilk balodur) hala örtüsünü çıkarmayan birkaç kadının örtüsünün bizzat Mustafa Kemal tarafından çıkarıldığını, muhataplarının ise bundan onur duyduklarını aktarır.
Aa bize tam tersini söylüyorlar bir yanlışınız olmasın (!)
Taha Parla Kemalizmi şöyle tanımlar: Tek doğru olmak... ebediyen geçerli olmak vb. iddiasındadır... şefci, paternalist, elitist ve vesayetçidir. Çoğulcu, hoşgörülü, uzlaşmacı değildir; tek particidir, muhalefete izin vermez; özde çok-partililiğe karşıdır. Siyasal tartışmaya ve katılıma açık değildir. Otoriter, yer yer de totaliterdir.
Daha 1928'de Grace Ellison, Türklerin taklit eden değil, taklit edilen oldukları noktasındaki hassasiyetlerini şöyle aktarır: Avrupa Basını ne zaman Mustafa Kemal'den "Türkiye'nin Mussolinisi" diye bahsetse ki bunu sık sık yapar, Türkler son derece sinirleniyorlar. Onlara göre doğrusu Mussolini'yi "Avrupa'nın Mustafa Kemal'i" olarak tanımlamaktır.