Onur Atalay’ın Türk’e Tapmak adlı eseri, Türkiye’deki modern ulusal kimliğin oluşum sürecini ve ardındaki zihinsel koşulları derinlemesine inceliyor. Yazar, milliyetçiliğin basit bir politik söylemden öte, bireylerin duygularını, değer yargılarını ve toplumsal davranış biçimlerini yönlendiren güçlü bir kültürel mekanizma olduğunu vurguluyor.
Kitap, ulus fikrinin toplumsal alanda nasıl yeni bir anlam dünyası yarattığını ele alarak, okuyucuyu kimliğin inşasındaki daha karmaşık nedenlerle yüzleştiriyor. Atalay’ın temel amacı, özellikle Cumhuriyet'in kuruluşuyla birlikte ortaya çıkan "yeni toplum" idealinin, dini referansların zayıfladığı bir dönemde, ulusu, adeta kutsal bir konuma yerleştirmesi üzerinedir. Bu yaklaşım, ulusal kimliği sıradan bir aidiyet biçimi olmaktan çıkarıp, neredeyse bir inanç sistemine dönüştüren bir rejim olarak yorumlanıyor.
Bu "yeni kutsallık" anlayışının halkın gündelik yaşamına taşınmasında ise tarih yazımı, eğitim politikaları, resmi törenler, edebi eserler ve sembolik anlatılar gibi devlet araçlarının önemli bir rol oynadığı belirtiliyor.
Eser, milliyetçilik ile din arasındaki ilişkiyi yalnızca tek yönlü bir çatışma olarak sunmaktan kaçınıyor. Bunun yerine, bu iki alanın zaman zaman rekabet ettiği, zaman zaman ise birbirini tamamlayan bir yapı oluşturduğu esnek bir çerçeve öneriyor. Bu bakış açısı, ulus fikrinin toplumsal bilinçte nasıl kök saldığını ve hangi tarihsel koşullar altında derinleştiğini anlamak için daha geniş bir kavrayış sunuyor. Atalay'ın bu yaklaşımı, kitabın içeriğini , klasikleşmiş popüler milliyetçilik analizlerinden önemli ölçüde ayırıyor.
Türk’e Tapmak, milliyetçiliğin genellikle yüzeysel sloganlarla ele alındığı bir zeminde, daha düşünsel ve sorgulayıcı bir bakış açısı sunuyor.