Canetti'nin otobiyografik üçlemesinin ikinci kitabı. Bu kitapta artık hem yaş hem de düşünce itibariyle daha olgun bir Canetti bizi karşılıyor. Düşüncelerinin nasıl olgunlaşıp bugünlere geldiğini ve bunları yazıya döküş yolculuğuna şahit olmak çok değerliydi. Özellikle Canetti diyince akla gelen ilk kitap olan Körleşme'nin de yazılış sürecine bu kitapta eşlik etmiş olduk. Yani aslında edebiyat dünyasında yer alma süreci de diyebiliriz biz buna. Frankurt -Viyana-Berlin üçgeninde geçirdiği yıllar hem sanat hem de edebiyat alanında faklı ortam ve kişilerle iletişim halinde olması kalemini güçlendirilmiş ve bugünkü Elias Canetti'yi ortaya çıkarmış.
Daha önce hiç Canetti okumamış ama merak ediyorsanız kesssssinlikle önce bu otobiyografik üçlemeyi okumanızı tavsiye ederim. Diğer eselerinin hangi şartlarda ve ortamda yazıldığını daha iyi anlamlandırabilirsiniz bu sayede.
Doris Lessing bu kitabı kendi anne ve babasından yola çıkarak yazmış. Lessing'in babası savaşta sakat kalıyor, annesi ise yaralı askerlere hemşirelik yapıyor. Biliyoruz gördüğü tek şey yaralı askerler ve onlara hemşirelik yapmak değil, travmalara sebep olacak şeyler yaşayıp görüyor... Bir de üstüne sakat bir koca ve çocuklar... Haliyle özel hayatı da büyük darbeler alıyor.
Bundan yola çıkarak Lessing kitabı kitabı iki bölüm halinde yazmış. İlk bölüm eğer savaş olmasaydı hayatları nasıl olurdu şeklinde kurgusal ele almış. İkinci bölümde ise 1. Dünya Savaşı'nın kendilerinde bıraktığı kalıcı izleri yazmış.
Bu kitabı pek bilinmese de ve baskısı olmasa da Sahaf vb.yerlerde karşınıza çıkarsa kaçırmayın
Şimdiye kadar hatta büyük konuşmak gerekirse #1nobel1klasik okumamızı başlattığımızdan beri en eğlenceli en delidolu en komik kitabımız olarak tarihe geçmiş olabilir.
Adı ve kapağı sizde neyi çağrıştırıyor bilmiyorum ama bende eğlenmeyi seven, komik , esprili üç arkadaşı çağrıştırıyor. Okuyunca da daha fazlası olduğunu görüyorsunuz zaten Yani biz okurken ekipçe baya eğlendik de
Bu eserde geçen her şey gerçek. Yani kurgu değil. Birebir yaşanmış bir hikaye ve Ezgi nin bizi aydınlatmasıyla tipler. İçimizden, bizden üç kafadarın macerası. Sanırım böyle olması bizi içine çekip etkiledi
Hastalık hastası diyebileceğimiz üç arkadaş ve onların sevgili köpeği Montmorency bir gün içinde bulundukları sıkıcı ortamdan uzaklaşmak için Thames Nehri'nde dolaşmaya karar verirler. Ama gidişleri ayrı curcuna gezinti esnasında yaşadıkları ayrı Yani dinlediler mi daha çok yoruldular mı derseniz bilemedim Ne siz sorun ne ben anlatayım sözü bu kitaba tam uyuyor
Alttan ince mizahlar zaten hemen kendini belli ediyor. Ve her anlatıkları olayda kendinizden bir parça bulmamanız immmmmkansız o derece gerçek olaylar
Klasik okuyamayan, korkan birisinin bile acayip zevk alarak okuyacağı ve unutamayacağı bir kitap.