HerondaleQueen

HerondaleQueen
@ElifEkinG
Lise
İstanbul
69 okur puanı
Haziran 2020 tarihinde katıldı
10/10
·960 syf.··
Beğendi
·
2020 65. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 25 Eylül 2020 20:46
Gerçekten nasıl başlayacağımı bilmiyorum... Bu muhteşem final kitabını bitireli biraz oldu ama uzun süre kitaba ağlamadan bakamadım. Koskoca seriyi bitirdim ve karakterlere o kadar bağlanmıştım ki veda etmem gerçekten çok zor oldu. Bu kitap çevrilene kadar sabırsızlıkla bekledim, çıktığında çığlık çığlığa bağırmıştım ki siteye kitabı ben ekledim ve bununla gurur duyuyorum haha. Tartışmasız en sevdiğim serilerden. Karakterler, duyguları, yaşadıkları o kadar güzel anlatılmış ki... Bazı sahnelerde çok ağladım bazılarında da güldüm. Etrafımdakiler bana bazen garip garip bakıyordu çünkü şok olarak ayağa fırladığım, ağlamaya başladığım ya da birbirlerine laf sokmalarına kahkaha attığım çok olmuştur. Kitabı bitirdiğimde oturup kitaba sarılarak saatlerce seri bitti diye hem mutluluktan hem üzüntüden ağlamıştım. Dikkat Spoiler (Biraz olaylar hakkında konuşmazsam patlayacağım) Gavriel’in ölümüne o kadar üzüldüm ki. Aedion’a söylemek istedikleri vardı biliyordum ve öldüğünde şok olmuştum. Ve... On Üçler’in sahnesinde o kadar içim ezildi ki... Kalbim çok fena kırıldı, On Üçlerin hepsi yaşamalıydı :’(. O sahnede Asterin Manon’a “yaşa” dediğinde bi dakika noluyo noluyo ya gibi bir şey olmuştum, anlam verememiştim. Hatta öldüklerini bir süre sindirememiştim. Rowan’ın ne olursa olsun Aelin’e anlayış göstermesi ne yaşadığını anlaması hissetmesi beni çok etkiledi gerçekten. Aelin’in güçlerinin çoğunu kaybetmesini ve insan tarafını de hiç beklemiyordum daha doğrusu hiiç aklıma gelmemişti yani bir sürpriz oldu. Ve pes etmemesini de tabi ki takdir ettim. Ne olursa olsun... Dorian ve Chaol’un kavuşma sahnesi de çok hoşuma gitti galiba kavuşma sahnelerini cidden çok seviyorum. :) Yrene’le gerçekten gurur duydum çok büyük bir şey başardı. Yürü bee ;) !! Sondaki vedalaşma sahnelerinde de
Kül KrallığıSarah J. Maas · Dex Kitap · 20201,431 okunma
Reklam
10/10
·696 syf.··
Beğendi
·
2020 3. kitabı
Kitabı bitireli iki ay falan oldu ama hala aklımdan çıkmıyor, yazmaya başlarsam duramayacağımdan ve kitabı yeterince anlatamayacağımdan korktuğum için uzun zamandır inceleme yazmaktan kaçınıyordum ama işte dayanamadım ve yazıyorum. Bayılarak okuduğum bir seriydi ve son kitabı beni derinden sarstı... Kitapta bazı yerlerde o kadar çok duygu yüklenmişti ki bağırarak ağlayasın geliyordu.. Okurken güldüm, ağladım... Hiç sıkıldığımı da hatırlamıyorum. :) Will ahhh WİLLLL..!! Şu ana kadar en sevdiğim ve bağlandığım erkek karakter olabilir. Zaten ben genelde kitaplarda hep erkek karakterlere aşık olurdum ama Will ayrı yaa. Ne kadar çok sevdiğimi anlatamam, bunu yazarken bile içim kıpır kıpır oluyor. Jem... Jem i de o kadar çok seviyorum ki... Tessa’yı hangisiyle shipleyeceğime karar veremedim. Tessa’ya gelince -will benimm yürü gitt-(tamam ciddi olalım ksjdkhdj) keşke güçlerini biraz daha fazla kullansaymış diyorum, kız sonuçta şekil değiştirebiliyor yani kitap içinde daha çok kullanabilirdi gücünü. SPOİLER!!! Daha önce tessa’nın gücünü yeterince fazla kullanmadığını düşündüğümü söylemiştim ama son bölümlerde “melek”e dönüşmesi çok muhteşem bir olaydı. Jem sessiz kardeş olduğunda kişiliğindeki değişimini falan anlattığında çok üzülüyordum nolur tekrar insan olsun diyordum ve kitabın sonunda iyileştiğini ve normale döndüğünü öğrendiğimde ( gözlerim o sırada ağlamaktan şişmiş olsa bile... nedenini okuyanlar tahmin eder ki zaten aşağıya yazacağım) çok sevinmiştim. Will... LANET OLSUN... Will öldü lanet olsun. NEDEEEENNN!!! Ölümünü anlatırken o kadar çok ağladım ki. Ah kalbim ahhh... Bunu yazarken hala ağlıyorum, galiba asla etkisinden kurtulamayacağım... Kendimi avutmak için en azından tessa’yla mutlu bir hayat yaşadı diyorum ama... Bu kitap öyle kalbimi kırdı ki, Will
Mekanik PrensesCassandra Clare · Artemis Yayınları · 20201,116 okunma
10/10
·825 syf.··
Beğendi
·
2020 46. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 29 Haziran 2020 23:03
Bir mükemmel Cassandra Clare kitabı daha... :) Kitap o kadar sürükleyiciydi ki 820 sayfayı yaklaşık üç günde okudum ve asla sıkıldığımı hatırlamıyorum. Kitapta en çok sevdiğim karakter Julian oldu. Emma ise çok güçlü bir karakter ve onu da çok seviyorum fakat bazen yaptığı şeylere sinirlendiğim de oldu. Kitapta öyle şeyler oluyor ki bırakmak istemiyorsunuz, sürekli daha çok okuyasınız geliyor. Parabatai olan Julian ve Emma’nın aşık olması durumu kesinlikle çok iyi çünkü önceki Cassandra Clare kitaplarını okurken parabatai’lerin yasak aşkını daha detaylı anlatan bir kitap olsun istemiştim ve Karanlık Sanatlar serisinin de konusu bu sayılır. :) !!SPOİLER içerir!! Katilin Malcolm olduğunu malesef daha önceden spoiler yiyerek öğrenmiştim. Ama öğrenmeden önce de zaten şüpheleniyordum çünkü “ bana bu kadar güvenmemelisiniz” gibisinden garip şeyler söylüyordu. Fakat bir yandan da haksız yere öldürülen aşık olduğu Annabel’i geri getirmek istemesine çok da sinirlenmedim. Kim sevdiğini geri getirmek istemez ki. Fakat geri getirebilmesi için birçok cinayet işlenmesi ve bir Blackthorn’u öldürmesi gerekiyor. İşte burada haksız. Sevdiği kişiyi geri getirmek isteyebilir ama bu insanların canına mal oluyorsa buna kalkışması çok bencilce. Kit Rook’un bir Herondale olması beni hem şaşırttı hem mutlu etti. Herondale deyince aklıma ilk Cehennem Makineleri serisinden Will Herondale geliyor ve onunla bağlantılı olan herkesi sevebilirim. Kitabın sonunda Emma’nın Julian’ın kalbini kırmasına çok üzüldüm çünkü Julian’ı gerçekten çok seviyorum. Fakat Emma da onların güvenliğini istiyor, o da haklı. İşler o kadar karışık ki ne düşüneceğimi bilemiyorum... SPOİLER BİTTİ Aslında bazı şeyleri anlamak için Clare’in diğer serilerini de okumak gerekiyormuş gibi geldi bana. Yani kitapta Jace’i,
Geceyarısı LeydisiCassandra Clare · Artemis · 2016494 okunma
10/10
·360 syf.··
Beğendi
·
2020 35. kitabı
Kitap kesinlikle çok iyiydi!! İlk 100 sayfada hiçbir şey anlamadım biraz zor okudum ve sıkıldım fakat sonradan kitap öyle güzel açıldı ki nasıl birden bitirdiğimi anlayamadım. Thea karakterine bayıldım, favori karakterim oldu. Coen’e de nedense en baştan güveniyordum zaten. Bazı yerlerde öyle gerildim ki... Bazen havalandırmadan gözleri kanlı bir baş çıkacak diye korkuyordum. :) Kitabın sonlarına doğru tam “ oh kurtuldular “ dedim ve her şey yine kötüye gidince sinir krizi geçirdim. Kitabın sonu nasıl böyle biter!! Her ne kadar sonunda sinir krizleri geçirsem de okuduğum en iyi bilim kurgu romanlarından biriydi. İkinci kitapta ne olacak çok merak ediyorum ve sabırsızlıkla bekliyorum.
SalgınErin Bowman · Epsilon Yayınevi · 2020459 okunma
10/10
·688 syf.··
Beğendi
·
2020 33. kitabı
Ahh gölge serisi... Benim çoğu şeye bakış açımı değiştiren bir seri. İklimler’i geçen sene bitirdim fakat seriyle ilgili hiçbir şey unutmadım diyebilirim. O kadar derin izler bıraktı ki bende, unutabileceğimi sanmıyorum. Her detayını hatırlıyorum. Aslında tekrar da okumayı düşünüyorum çünkü her ne kadar unutmasam da kesinlikle sıkılacağımı düşünmüyorum. Bu kitapta ağladım, güldüm hatta bazen okumaya ara verdiğimde etkisinden çıkamayıp boş boş sırıtıyordum. Neden bu kadar az bilindiğine veya ne kadar az okunduğuna çoğu kişinin yazdığı gibi ben de çok şaşırıyorum, bu seri çok şey hak ediyor! Serinin her kitabını sevsem de en sevdiğim İklimler oldu. Petra’ya(ahh petra’yı ne kadar sevdiğimi anlatamam), Giovanni’ye, Dante’ye, Marlo’ya, Fegel’e yani çoğu karaktere bağlandım... Kesinlikle çoook farklı bir fantastik seriydi. Aşk, felsefe... her şey vardı sanki bu seride. Aradığım duyguları buldum bu kitapta, hepsini tattım... İklimler’i okurken de o kadar keyif aldım ki... Hem kitap hiç bitmesin istiyordum hem de ne olacağını merak ettiğim için daha çok ilerlemek istiyordum. Kitap çok hızlı bitti çünkü elimden bırakamadım. Beni öyle bir etkisi altına aldı ki, cidden, etkisinden çıkmam iki ay kadar sürdü. Öyle bir sevinç ve heyecanla okuyordum ki o kitapları, iklimler’i okuduğum zamana geri gidip hiçbir şey bilmeden tekrar, beni olduğum yerde mutluluktan zıplatan heyecanla okumak istiyorum. Hala da kitaplar gözümün önünde ve sürekli açıp sevdiğim bölümleri ya da rastgele sayfaları okuyorum. Ayrıca, kitabın anlatımı kesinlikle çok güzel, boş değil, duygu dolu, ve sürükleyici. Tamam, daha fazla yazmayacağım çünkü bu kitapla ve seriyle ilgili sonsuza kadar konuşabilirim. Ama, Bazen de düşünmeden edemiyorum: Benim gölgem ne zaman gelip beni alacak? :)
İklimlerTuba Arık · Fantastik Kitap · 2018384 okunma
Reklam