‘En ince ayrıntısına kadar kendimi inceliyor, başkalarıyla karşılaştırıyordum, içimi dökmek istediğim insanların sözlerini, gülüşlerini, bakışlarını hatırlıyordum, her şeyi en kötü şelilde tasarlıyordum, ‘herkes gibi olma’ özentiliğimle öç alırcasına dalga geçiyordum - ve bir anda kankalarımın ortasında umutsuzluğa düşüyor, anlamsızlık batağına saplanıyordum vr sonra daha önce de olduğu gibi, delicesine bir o yana bir bu yana savruluyordum.’