Elif canbay

Üstüne düşülmemiş, sorgulanmamış bir yaşam, yaşanmaya değer değildir... SOKRATES
Reklam
Hayal edebildiğin her şey kurgu, başarabildiğin her şey ise bilimdir. Bütün insanlık tarihi başlı başına bilimkurgudur. Ray Bradbury
Yazar: Sinan İpek
Küçük Prens’i yazılması şöyle olmuş: Saint-Exupéry her yere bir çocuğun resmini çizermiş: mektuplara, peçetelere, restoran menülerine, eline geçirdiği her kâğıda… Bir gün yayımcısı onun kim olduğunu sormuş. “İçimdeki çocuğu çiziyorum,” demiş yazar da. “O halde neden onun öyküsünü yazmıyorsun?” demiş yayıncı. Küçük Prens böylece doğmuş. Çocuklara yönelik olacağından kitabın resimli olması gerekiyormuş. Ancak profesyonel çizerlerin Küçük Prens’in ruhunu yakalayamadıklarını görünce kendi resimlemeye karar vermiş. İlk bakışta basit bir kitapmış gibidir. Ancak sonradan yazarın bütün yapıtları arasında en derini olduğu ortaya çıkmıştır. Görünüşte çocuklar için yazılmış bir kısa öykü, gerçekte ise büyükler için yazılmış bir çocuk öyküsüydü anlatılan. Çocukluk diyarına, “herkesin bir zamanlar yaşadığı o uçsuz bucaksız ülkeye” bir geri dönüştü. “Bütün büyükler ilk önce çocuktu, ama pek azı bunu anımsar,” der kitabın girişinde. Bir zamanlar çocuk olduğunu unutan büyüklerdir hedefindeki.
“Ekleyecek yeni bir şey kalmadığı zaman değil, çıkaracak yeni bir şey kalmadığı zaman yapıtın mükemmele ulaştığını anlarsınız.” Antoine de Saint-Exupéry
“İnanma pencerelere bayım. Gece hepsi ayna oluyor.” Didem MADAK
Reklam