(Her türlü iletişim vasıtasını kullanarak) İnananlar arasında çirkin söylentilerin yayılmasını arzulayan kimseler için dünyada da ahirette de çetin bir ceza vardır. (O azabın boyutlarını) Allah bilir, siz bilmezsiniz.
Nur 19
(Denizde seyahat ederken) Dağlar gibi dalgalar (kapkara bulutlar) onları kuşattığı (veya uçakla giderken türbülansa girdikleri) zaman (onları hayata bağlayan bütün sebeplerin aciz kaldığını gördüklerinde) dini tamamen Allah’a has kılarak (ihlâsla sadece) O’na yalvarırlar. Allah onları (denizden) karaya çıkararak (veya havadan yere indirerek) kurtardığı vakit içlerinden bir kısmı (iman eder, bir kısmı inkârda devam eder, bir kısmı da, imanla küfür arasında) orta yolu tutar. (Bütün bunları yaşadıktan sonra) Bizim âyetlerimizi gaddar ve nankör olandan başkası inkâr etmez.
Lokman 32
Eğer yeryüzündeki (bütün) ağaçlar kalem, deniz de mürekkep olsa, arkasından yedi deniz daha ona katılsa, Allah’ın sözleri (ve o sözlere yüklediği anlamlar yazmakla) yine de tükenmez.
Şüphesiz Allah (mutlak gücün sahibi) Azîz (her hükmünde sayısız hikmetleri olan) Hakîm’dir.
Lokman 27