"İnsan yanında biri olmazsa delirir. Kim olduğu hiç önemli değildir, yeter ki yanında olsun." Ağlamaya başladı. "Sana bir şey diyeyim mi? İnsan çok uzun süre yalnız kaldı mı hastalanır, yalnızlıktan hastalanır."
Kendimi çok akıllı bulduğum bir gündü. Lennie'ye dönüp 'Atla suya,' dedim. O da atladı. Ama suda tek bir kulaç bile atamadı. Neredeyse boğuluyordu, zar zor çıkardık onu sudan. Onu kurtardığım için bana o kadar nazik bir tavırla teşekkür etti ki. Suya atlamasını ona benim söylediğimi tamamen unutmuştu. İşte o olaydan sonra bir daha onunla hiç dalga geçmedim.
"George, istersen gideyim ben
yanından, yalnız bırakayım seni?" "Nereye gidebilirsin ki sen?"
"Giderim bir yerlere. Şuradaki tepelere gidebilirim. Orada
bir yerde bir mağara bulurum belki." "Gerçekten mi? Peki ne yiyeceksin orada? Yiyecek bir şey-
ler bulmayı bile beceremezsin ki sen." "Bir şeyler bulurum George. Üstüne ketçap dökeceğim güzel bir şeyler yemeyiveririm ben de. Bütün gün güneşin al- tında yatarım, kimse de beni bulup canımı yakamaz. Sonra orada bir de bir fare bulursam yanıma alırım onu da. İşte orada kimse onu benden alamaz."