Bu apartman kaç kere Kepçük için ağlamama şahit olmuştu? Bu merdivenlerde kaç gün, kaç ay 𝐾𝑒𝑝𝑐̧𝑢̈𝑘, diye ağlayarak beklemiştim? Saymamıştım. Her şeyi sayardım ama bir tek bunları sayamamıştım. Çünkü minik Pamuk sadece yüze kadar saymayı biliyordu.
İlerleyip mezarlığın yanına eğildi. Elindeki poşeti yanına bırakırken bakışları soğuk toprağın üzerinde sıcacık bir ifadeyle gezindi. Küçükken hayranlıkla bakardı uzun boyuna ve geniş omuzlarına. 𝑂𝑛𝑢𝑛 𝑔𝑖𝑏𝑖 𝑜𝑙𝑎𝑏𝑖𝑙𝑒𝑐𝑒𝑘 𝑚𝑖𝑦𝑖𝑚, diye düşünüp dururdu. Şimdi kocamandı. Geniş omuzlu, uzun boyluydu. Lakin benzemeye heves ettiği kişi yoktu. Tıpkı babası gibi toprağın altındaydı.