Hani insan ağlamamak için başını yukarı kaldırırya, gözyaşlarını geldiği yere göndermek için bunu yapar ya, işte Hakan'ın bu gece bulutları izlemesinin sebebi aslında buydu. Hakan bulutları izlemiyordu, gözyaşlarını durdurmaya çalışıyordu. Tıpkı şu anda yaptığı gibi.
Emek Karahan, bir evin tek çocuğuydu. Emek Karahan, annesinin süslüsü, babasının yiğidiydi. Emek Karahan, bu toprağın bağrında şehit düşen nice candan sadece biriydi. Emek Karahan, adı unutulacak ama kurtardığı bebekte ismini yaşatacak, bu vatanın isimsiz kahramanlarından sadece biriydi.
Astsubay Kıdemli Çavuş Emek Karahan, kanı yerde dökülen ama bayrağı göklerde dalgalanan bir milletin bayrağındaki kan kırmızısından bir parçaydı artık...
Çok sevmek nasıl bir şeydi,bilmezdi Timur. Yabancısıydı. Onun sevgisi ölümdü. Zehirdi. Kimseye sunmazdı. Sevdiğin birinin ölümünü izlemek, bu acıya neden olmak ne demek, en iyi o bilirdi. Bu acı, en iyi bildiği acıydı.