Patricia Forde

Patricia Forde

Yazar
8.4/10
80 Kişi
·
170
Okunma
·
1
Beğeni
·
162
Gösterim
Adı:
Patricia Forde
Unvan:
Yazar
“ Rüyalarda her zaman gerçek olan bir şey vardır.
Bunu bilmiyor musun?
Sadece Gördüklerinizin ne anlama geldiğini öğrenmemiz gerekir, hepsi bu.
Patricia Forde
Sayfa 118 - Genç Timaş Yayınları
Her şey bir risktir. Yaşam risktir. Nasılsak öyle olmalıyız. Ruhumuz bir tilkinin ruhu gibi değil. Kalbimiz bir serçenin kalbi gibi değil.
"Umut gelecek ile ilgilidir, öyle değil mi? Sahip olmadığımız ama bir gün sahip olmayı istediğimiz şeyler için umut besleriz. Ve insanı aç gözlü yapan şey işte budur,Letta. Biz, bu gezegende İçinde bulunduğumuz anı yaşamayı reddeden tek canlılarız."
Patricia Forde
Sayfa 191 - John Noa
368 syf.
·5 günde·Beğendi·8/10
İfade özgürlüğü nedir? Peki özgürlük nedir?Özgürlük kısıtlamaya uğraya bilir mi? Peki ya özgürlüğü dile getirmek kelimelerin görevi mi? Hepsini bir kenara bırakın iletişim için kelimeler gerekmez mi? Kullandığımız kelimeler her grup için kısıtlı olarak verilip, sadece yönetenlerin bilinmesini  istediği kelimeleri bilmemiz bizi otlatılmayı bekleyen koyun sürüsünden farklı kılar mı? ( Sende aynı cevabı düşünüyorsun değil mi??) Sizinde yukarıdaki sorular aklınız bir köşesinde bir şeyler kımıldatıp,bir düşünce uyandırıp,merak rüzgarları estiriyor ise "Kelime ustası LETTA ve arkadaşlarının mücadelesi ile savaşını anlatan okudukça sürükleyen bilim kurgu kitabını okumalısınız..."
368 syf.
·Beğendi·9/10
Liste kitabı aslında hayatımızda kelimelerin ne kadar önemli bur yeri olduğunu hatirlatti bana . Ilk başlarda pek isinamasamda sonra gerçekten çok guzel bir kitap haline geldi . Sizlere de tavsiyem ilk başlarda isinamasaniz bile bir şans daha verin lütfen .
368 syf.
·10/10
“Her şey bir risktir. Yaşam risktir. Nasılsak öyle olmalıyız. Ruhumuz bir tilkinin ruhu gibi değil. Kalbimiz bir serçenin kalbi gibi değil.”
-Liste, Patricia Forde
368 syf.
·Puan vermedi
Bir tane ödül almış başka birine de aday gösterilmiş bir genç kurguyu daha çok sevmeyi beklemiştim açıkçası. Kitabı sevmediğimi kesinlikle söyleyemem ama beklentimin biraz altında kaldı. Bence konusu ve karakterler muhteşemdi ama işleyişin daha güzel olabileceğini düşünüyorum. Ufak bir araştırma sonucu kitabın seri olduğunu keşfettim yani kitabın sonunda gelinen noktanın devamı var. Bu yüzden keşke tek kitap olmasaydı seri olsaydı demeyeceğim, tabi diğer kitapların çevirisi olur mu bilemiyorum. Bence kitap biraz daha uzun olmalıydı ve daha detaylı bir anlatım çok iyi olurdu. Olaylar boşluksuz ve hazırlık süreci olmadan ilerliyordu. Yani sonuçta ortada bir kızın isyancı olma serüveni var biraz daha detay gerektirdiğine inanıyorum. Bu arada kitaba ilk defa bu kadar olumsuz bir yorum yazılıyor sanırım. En başında söylediğim gibi kitabın çok orijinal ve kendini okutan bir konusu var. Kelimelerim hayatımızdaki önemine çok güzel dikkat çekmiş. Sonuçta hepimiz kelimelerden ibaretiz aslında, bir şekilde hayal kurmamızı, düşünmemizi sağlayan şeyler bildiğimiz sözcükler. İnsan varlığından haberdar olmadığı bir şeyi isteyemez, söyleyemez. Şu an olduğumuz insanı da, yaşadığımız dünyayı yaratan kelimeler ama o kadar sıradanlaşmışlar ki bu yüzden ne kadar önemli olduklarını çoğu zaman fark edemiyoruz, öylece kullanıveriyoruz. Buna dikkat çekmek için güzel bir konu seçilmiş. Ayrıca insanın doğaya ne kadar zarar verdiğine, küresel ısınmaya hatta bir miktar politikacılara bile değinilmiş. Sonunu merak ettiren okuması keyifli bir kitaptı aslında ama her şey biraz oldu bittiye geldiği için düşündüğüm kadar sevemedim. Beklentinizi benim kadar yüksek tutmazsanız okumaktan keyif alabilirsiniz. Letta Ark adında Erime’den sonra bir şehirde kelime ustasının çıraklığını yapmaktadır. Şehirdeki herkes 500 kelimelik bir listeyi kullanarak konuşmak zorundadır ve listeyi yazmak kelime ustasının görevidir. Bir gün ustası kaybolunca Letta kelime ustalığını devralır. Fakat ortada yanlış bir şeyler vardır ve yöneticileri kullanılacak kelime listesini daha da kısaltmak istemektedir. Letta’nın iki seçeceği vardır; ya dilin yavaşça yok olmasını seyredecektir ya da tesadüfen tanıştığı yasaklı kelimelerle konuşan Marlo ile tehlikeli bir dünyaya adım atacaktır.
368 syf.
·6 günde·Puan vermedi
Vermek istediği mesaj gayet açık olan, kelimelerin hayatımızdaki önemine, kendini rahatça ifade edebilme özgürlüğünün önemine yer veren bir etiyopya kitabıydı. Kısıtlı kelimelerle kurulan cümleleri okurken iyiki kelimeler var, iyiki rahatça kendimi ifade edebilme özgürlüğüm var dedirtti. ilk 150 sayfasını sabırla okusam da devamını zorlanarak getirdim. Sade, akıcı bir dili olan, okurken akıp giden bir kitap olmasın rağmen beni içine çekemedi. Değişik bir konusu olduğu için böyle bir konunun nasıl bağlanıp,kitabın nasıl biteceğini merak ettiğim için bitirdim ama sonu da benim için kesinlikle belirsiz kaldı.
368 syf.
·11 günde·6/10
İlk başta çok ısınamasamda ilerkedikçe oldukça hoşuma giden, çok yerinde mesajları olan güzel bir genç distopya kitabıydı. Ben Tuba Özcan Gümüş tavsiyesi ile gördüm kitabı ve oldukça dikkatimi çekti konusundan dolayı.
Dünyada tek güvenli yer Ark.. Fakat insanların kullanabileceği kelimeler 500 adet ile sınırlı. Listedeki kelimeleri gün geçtikçe azaltmak istiyorlar. Siz buna boyun eğer miydiniz? Yoksa karşı çıkıp direnir miydiniz? Kahramanımızın da bu kararı vermesi gerekiyor. Ve bizde bu savaşını okuyoruz. Sonu çok havada kalmış olsada okunmaya değer güzel bir bir distopyaydı. Okurken çokça Fahrenheit 451’i hatırlattı bana.
Kelimelerin hayatımızdaki yerini çok güzel anlatan bir kitaptı özellikle genç okurlara kesinlikle tavsiye ederim.
368 syf.
·154 günde·Beğendi·7/10
Konusu:
21.yüzyılda anlatılan bir kitap. Erime olayından sonra insanların tek güvenebileceği yer Ark şehridir. Ark şehrinin kurtarıcısı olarak bilinen John Noah'nın emirlerine itaat eden şehir halkı 500 kelimeyle sınırlı listeye göre konuşmak zorundadır. Bu kelimeleri hazırlayan Letta'nın ustası kaybolunca işler karmaşık hale gelir. Hiç tanımadığı birine güvenmek zorunda olan Letta'yı şaşırtıcı gerçekler beklemektedir.
Yorum:
Gerçekten bize birşeyler kalabilecek tarzda bir kitap. Başlarda sıkıcı gelebilir ama ilerledikçe kitaba bağlanıcaksınız.
Konusu gerçekten çok güzel. İnsanlar kendilerini ifade edemiyorlar. Evlerinden su dahi akmıyor. Acıksalar şehrin yemekhanelerinden o günkü menüye göre günün belli saatlerinde yiyecek alabiliyorlar. Beğenmem diye korkuya kapılmayın mümkünse sıradaki kitabınız bu olsun.
368 syf.
·9/10
Bence çok güzel bir kitaptı, ilk başlarda fazla beğenmedim ama sonlara doğru kitaba çok bağlandım. Özellikle kitabın sonunda şok olacağınız şeyler sizi bekliyor. Mutlaka okuyun.
368 syf.
Kitaba bayıldım. Sayfaları soluksuz okudum. Beni acayip sürükledi. Resmen 10 numara 5 yıldız. Bana bu kitabı bir arkadaşım önermişti. İlk başta okumak istememiştim. Ama sonra aldım ve okumaya başladım. İyi ki almışım dedim.
368 syf.
·7/10
Macera yönüyle iyi bir kitap diyebilirim ama öğreticilik yönüyle çok da beklenti içine girilmemesi gereken türden.
Kurgusu, beni merak ve heyecan duyguları eşliğinde maalesef kitaba bağlamadı.
Tabii, ortaokul son sınıf ve lise dönemindeki gençlerin ilgisini çekecek türden olabilir.

Yazarın biyografisi

Adı:
Patricia Forde
Unvan:
Yazar

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 170 okur okudu.
  • 7 okur okuyor.
  • 128 okur okuyacak.
  • 4 okur yarım bıraktı.