İdris Topçuoğlu'nun ilimizde konferansa geleceğini öğrenince kitabı edindim. Esasen ilk başta şimdi bu biyografi çok da akıp da okunmaz dememe rağmen okudukça Mahir Hoca'yı tanıdıkça eser kendine daha çok çekti.. Herkesin bildiği ama benim tanımadığım Mahir İz, gerçekten hoca gibi hocaymış. Kitapta hep yaşadığı yıllara gittim. İlmin, ilim talep etmenin, bir şeylere erişip yoldan sapmadan dosdoğru ilerleyebilmenin zorluklarıyla nasıl baş ettiğini, öğrencilerinin nasıl içine işlediğini okudum. 59 yıl öğretmenlik mesleğinden bir dakika bile vazgeçmemiş. Hep 'dünyaya bir daha gelsem yine öğretmen olurdum.' sözüyle yaşamış. Öğretmenlerin ya da eğitimcilerin örnek alabileceği şahsiyettir. Zira yine kitapta 'öğretme iddiasında olanlar öğrenmeyi asla bırakmamalılar.' sözünün tam karşılığı Mahir Hoca'dır.
Birkaç olumsuz eleştirimde olacak kitaba dair çok fazla tekrar mevcut. Kısaca hayatından ilk başta bahsedilmesi yerine anlatılanlar kitabın içine yayılabilirdi. Böylece çok fazla tekrara maruz kalmazdık. Yine de Mahir Hoca'yı tanımak , o dönemlere gidip o ortamda bulunuyormuş gibi olmak onun öğrencisiymiş gibi birkaç hayallemeler her şeye rağmen güzeldi. Vesselam.