Insan en son ölmeyi de öğrenir öyle gider bu dünyadan. O zaman nefes çıkana kadar bitmez kendini tanıma eylemi. O yüzden okuyorum galiba. Okuyunuz, okutunuz...
Bu kitabı yorumlamam biraz zor zira şu an Hasan Bey üniversitede Hocam. Kapaktan başlayalım. Bayıldım. Kapak yüzünden alırdım kitabı bilmesem de. Kim düşündüyse aklına sağlık. Kitabın başında ki giriş, epigraf da diyebilirim zannederim, çok hoş gerçekten. Ben dilini sevdim kitabın. Bir edebiyatçı değilim ama iyi bir okuyucu olarak kitabın beni içine aldığını söyleyebilirim. Dickens ve Oğuz Atay tarzı sezdim ben romanda. Eleştirmenler akademik şeyler yazabilirlar tabii ki ama beni en etkiliyen şey günlük konuştuğumuz dili kullanması oldu. Şunu demek ıstiyorum, dini roman yazanlar sanki evde, sokakta hep tekke, cami ağzı ile mi konuşuyor? Tabii ki hayır ama kitapları öyle. Hasan Hoca halktan biri gibi yazmış. Dini hassasiyeti olan kahramanlar bizden yani. Sallaması gerektiği yerde tutmuyor kendini hiçbiri.
Kitapta çok sevdiğim yerler oldu. Değişik bir okuma olacağına eminim, kitabı dikkate alınız. Puan sisteminin değişmesini istiyorum bu arada. Klasiklerden Monte Kristo Kontu 10 ise, Kurt Kanunu 10 ise güncel kitaplar ile kıyaslanamazlar. Öyle olmamalı. İki üç başlık oluşturulabilir. Okuyunuz okutunuz...
Kültürel miras alanına ilgi duymaya başlayalı epey zaman oldu ama terminolojisine alışmak zor oldu bir sayısalcı olarak. Bu yüzden iki senelik bir bölüm bitirip en azından bir müzeye gidince neye nasıl bakacağımı, arada ki bağlantıları nasıl kuracağımı ve konu ile alakalı yayınları nasıl okuyacağımı öğrendim. Bu kitap AÖF de hocalarımızdan birinin tavsiyesiydi. Kitap kalın fakat 150 sayfası okuma içeriyor. Diğer kısımlar envanter şeklinde düzenlenmiş. Konuya ilgisi olanlar için güzel bir eser. Okuyunuz, okutunuz...